Geri gönderme merkezinde tutulmak için önce usulüne uygun yetkili makamca alınmış, kanundaki sebeplerden birine dayanan, gerekçeli, yazılı ve tebliğ edilmiş bir bir idari gözetim kararı olmalıdır. Bu unsurlardan birinin eksik olması halinde karar usulüne aykırı hale gelir. İstanbul 6. Sulh Ceza Hâkimliği, mesleki arşivimizdeki bu kararında idari gözetim kararının usulüne aykırı olduğunu tespit ederek başvurucunun derhal geri gönderme merkezinden salıverilmesine karar vermiştir.
İdari gözetim, bir kişinin özgürlüğünü elinden alan bir tedbirdir ve Anayasa'nın 19. maddesi özgürlükten yoksun bırakmanın ancak kanunda gösterilen şekil ve şartlarla mümkün olduğunu söyler. İdari makam tarafından tesis edilen idari gözetim kararı şekil ve şart bakımından kanunda belirtilen kurallara uygun değilse idari gözetim kararı usulüne aykırı hale gelir. Bu yazımızda arşivimizdeki İstanbul 6. Sulh Ceza Hâkimliği'nin bu usul incelemesi yaptığı kararını inceliyoruz.
Dosyada ne olmuştu?
Başvurucular hakkında Rusya Federasyonu'na bağlı Dağıstan Cumhuriyeti'ne sınır dışı (deport) edilmelerine ilişkin karar alınmış ve sınır dışı işlemlerinin tamamlanması için başvurucular geri gönderme merkezinde idari gözetim altına alınmıştı. Bir yandan Anayasa Mahkemesi'ne bireysel başvuru yaparak sınır dışı işleminin durdurulması istendi. Anayasa Mahkemesi, İçtüzük'ün 73. maddesi uyarınca yeniden bir karar verilinceye kadar Dağıstan'a sınır dışı işleminin fiilen uygulanmamasına karar verdi. Diğer yandan idari gözetime karşı İstanbul 6. Sulh Ceza Hâkimliği'ne itiraz edildi.
Hâkimlik ne dedi?
Hâkimlik dosyayı incelediğinde başvurucular hakkında usulüne uygun olarak alınmış bir idari gözetim kararı bulunmadığını gördü ve itirazı kabul ederek tutmaya son verdi.
Dikkat çekici olan, hâkimliğin esasa hiç girmemiş olmasıdır. Kaçma riski var mıydı, kamu düzeni tehdidi neydi, sabit adres var mıydı; bunların hiçbiri tartışılmadı. Çünkü esasın tartışılabilmesi için ortada kanunun aradığı şekilde alınmış bir karar bulunmalıdır. Karar yoksa ya da usule aykırıysa, tutmanın dayanağı yoktur ve kişi serbest bırakılır. Usul denetimi esas denetiminden önce gelir.
Bir idari gözetim kararı nasıl usulüne uygun olur?
6458 sayılı Kanun'un 57. maddesi ve Yönetmelik hükümleri birlikte okunduğunda, hukuka uygun bir idari gözetim kararının taşıması gereken şartlar şunlardır. Bunlardan birinin eksikliği, Sulh Ceza Hâkimliği'ne yapılacak itirazda başlı başına bir kaldırma sebebidir.
1. Önce bir sınır dışı etme kararı bulunmalıdır
Kanun, idari gözetimi "hakkında sınır dışı etme kararı alınanlardan" bazıları için öngörür. Yani idari gözetim, sınır dışı etme kararının varlığına bağlı ikincil bir tedbirdir. Sınır dışı kararı yoksa idari gözetim kararı da alınamaz. Sınır dışı kararının kendisi de 53. madde uyarınca valilik tarafından, gerekçeli olarak alınmalı ve tebliğ edilmelidir. Uygulamada iki kararın aynı gün, aynı dosyada düzenlendiğini görürüz; ancak dosyada yalnızca idari gözetim kararı varsa ve sınır dışı kararı gösterilemiyorsa, itirazın ilk maddesi bu olur. Sınır dışı kararına karşı yedi günlük dava süresi ayrıca işler; bkz. deport kararı nasıl durdurulur.
2. Kararı valilik almalıdır
İdari gözetim kararı alma yetkisi valiliktedir; uygulamada karar İl Göç İdaresi Müdürlüğü eliyle valilik adına düzenlenir. Kolluk birimi idari gözetim kararı alamaz; kolluğun görevi, karar alınan yabancıyı geri gönderme merkezine götürmektir. Kararın altında valilik adına yetkili bir imza ve makam bulunmalıdır. Karakolda tutulan bir tutanak, idari gözetim kararı değildir.
3. Kanundaki sebeplerden birine dayanmalı ve hangisine dayandığı yazılmalıdır
YUKK 57. maddesinde idari gözetim kararı alınabilmesi için beş sebep sayar:
- kaçma ve kaybolma riski
- Türkiye'ye giriş veya çıkış kurallarının ihlali
- sahte ya da asılsız belge kullanma
- kabul edilebilir bir mazeret olmaksızın Türkiye'den çıkış için tanınan sürede çıkmama
- kamu düzeni, kamu güvenliği veya kamu sağlığı açısından tehdit oluşturma.
Karar bu sebeplerden hangisine dayandığını açıkça belirtmelidir. "6458 sayılı Kanun'un 57. maddesi uyarınca idari gözetim altına alınmıştır" cümlesi bir sebep değil, madde numarasıdır. Beş sebebin birden sayıldığı ya da hiçbirinin belirtilmediği kararlarla sıkça karşılaşıyoruz; her ikisi de usul eksikliğidir.
4. Gerekçe somut olmalıdır
Kanun kararın "gerekçesiyle birlikte" tebliğini öngörür. Gerekçe, kanun metninin tekrarı değil, kanundaki sebebin bu kişide neden gerçekleştiğinin açıklamasıdır. "Kaçma ve kaybolma riski bulunmaktadır" cümlesi gerekçe değildir; kişinin hangi davranışının bu riski gösterdiği yazılmalıdır. Anayasa Mahkemesi, idari gözetimin istisnai bir yetki olduğunu ve soyut gerekçelerle özgürlük kısıtlamasının kişi hürriyeti bakımından sorun oluşturduğunu birden fazla kararında vurgulamıştır. İstanbul 2. Sulh Ceza Hâkimliği de hakkında yalnızca adli işlem bulunan bir yabancının gözetimini bu nedenle sonlandırmıştır; bkz. ulaşılabilir adres kararı.
5. Karar yazılı olmalı ve tebliğ edilmelidir
YUKK 57. maddesinin beşinci fıkrası açıktır: " İdari gözetim kararı, süresinin uzatılması ve her ay yapılan değerlendirmelerin sonuçları, gerekçesiyle birlikte yabancıya veya yasal temsilcisine ya da avukatına tebliğ edilir. "
Tebliğ, kişinin kararı öğrenmesini ve ona karşı yol arayabilmesini sağlayan güvencedir. Tebliğ edilmemiş bir karar, kişi bakımından hüküm doğurmaz. Tebliğ tutanağında kararın tarihi, sayısı, tebliğ tarihi ve tebellüğ edenin kimliği bulunmalıdır. Tutanak yoksa ya da tutanakta bu bilgiler eksikse, itirazda bu husus açıkça yazılır ve idareden tutanağın getirtilmesi istenir.
6. Avukatı olmayan yabancı, itiraz yolları hakkında bilgilendirilmelidir
Aynı fıkra, avukatı bulunmayan yabancının kendisinin veya yasal temsilcisinin, kararın sonucu, itiraz usulleri ve süreleri hakkında bilgilendirilmesini emreder. Bu bilgilendirmenin bir anlam taşıması için kişinin anlayabileceği bir dilde yapılması gerekir. Türkçe bilmeyen bir yabancıya Türkçe bir tutanak imzalatmak, kanunun aradığı bilgilendirme değildir. Büromuz bu tür dosyalarda tutanağın hangi dilde düzenlendiğini, tercüman bulunup bulunmadığını ve tercümanın tutanakta imzasının olup olmadığını özellikle kontrol eder. Ayrıca kanunun yedinci fıkrası, avukatlık ücretini ödeme imkânı bulunmayan yabancıların adli yardımdan yararlanabileceğini düzenler; bu imkânın kişiye bildirilmemesi de bilgilendirme eksikliğinin bir parçasıdır.
7. Yabancı 48 saat içinde geri gönderme merkezine götürülmelidir
Kanun, idari gözetim altına alınan yabancının kolluk tarafından 48 saat içinde geri gönderme merkezine götürülmesini öngörür. Bu süre, kişinin karar alınmadan ya da karar alındıktan sonra karakolda veya başka bir yerde belirsiz süre bekletilmesini önlemek içindir. Yakalanma tarihi ile geri gönderme merkezine giriş tarihi arasındaki süre, tutanaklardan takip edilmeli; 48 saati aşan bir bekletme varsa itirazda belirtilmelidir.
8. Alternatif yükümlülükler değerlendirilmiş olmalıdır
YUKK 57. maddesinin ikinci fıkrası, valiliğin idari gözetim kararı almasını ya da 57/A maddesindeki alternatif yükümlülükleri uygulamasını öngörür. Yani kanun, idareyi her dosyada bir tercih yapmaya çağırır; kapalı merkez mi, daha hafif tedbir mi? Bu tercihin yapıldığının ve neden alternatif tedbirin yetersiz görüldüğünün karardan anlaşılması gerekir. Sabit adresi ve ailesi olan bir kişi hakkında alternatif tedbir hiç değerlendirilmeden doğrudan idari gözetim uygulanmışsa, karar ölçülülük yönünden sakattır. Bu tedbirlerin neler olduğu için idari gözetime alternatif yükümlülükler.
9. Sınır dışı edilemeyecek kişiler yönünden değerlendirme yapılmış olmalıdır
YUKK 55. maddesinde, hakkında sınır dışı kararı alınamayacak yabancıları sayar:
- gönderileceği ülkede ölüm cezası, işkence, insanlık dışı veya onur kırıcı muamele riski bulunanlar
- ciddi sağlık sorunları, yaş ve hamilelik durumu nedeniyle seyahat etmesi riskli olanlar
- hayati tehlike arz eden hastalıkları için tedavi imkânı bulunmayanlar
- insan ticareti mağdurları; ciddi psikolojik, fiziksel veya cinsel şiddet mağdurları
Sınır dışı kararı alınamıyorsa idari gözetim kararı da alınamaz, çünkü idari gözetim sınır dışı için vardır. Bu nedenle kararın, kişinin bu gruplardan birine girip girmediğini değerlendirmiş olması gerekir. Hamile bir kadın ya da tedavisi süren bir hasta hakkında bu değerlendirme yapılmadan alınan karar usul yönünden eksiktir. Detaylı bilgi için bkz : sınır dışı edilemeyecek yabancılar
10. Doğru rejim uygulanmış olmalıdır
Uluslararası koruma başvurusunda bulunan kişilerin idari gözetimi 57. maddeye değil, 68. maddeye tabidir; sebepleri ve süreleri farklıdır. Uluslararası koruma başvurucusu hakkında 57. maddeye dayanılarak alınan bir karar, yanlış hukuki temele dayanır. Geri gönderme merkezinde uluslararası koruma başvurusu yapan kişiler için de bu husus yeniden değerlendirilmelidir. Detaylı bilgi için bkz : uluslararasi koruma basvurusu idari gozetim
11. Süre ve devamlılık şartlarına uyulmuş olmalıdır
Kararın tarihi, sürenin başlangıcıdır. Altı ay dolduğunda ya uzatma kararı alınmalı ya da kişi serbest bırakılmalıdır. Uzatma kararı da yazılı, gerekçeli ve kanundaki iki sebepten birine dayanır olmalı; tebliğ edilmelidir. Her ay yapılması zorunlu değerlendirmenin sonucu da gerekçesiyle tebliğ edilir. Bunlardan herhangi birinin yapılmamış ya da tebliğ edilmemiş olması, başlangıçta hukuka uygun olan bir kararı sonradan hukuka aykırı hâle getirir. Ayrıntı için idari gözetim süresi ve İstanbul 2. Sulh Ceza Hâkimliği uzatma kararı.
Tebliğ tutanağında neye bakılır?
Dosya elimize geçtiğinde ilk yaptığımız şey, tebliğ tutanağını satır satır okumaktır. Kontrol listesi şudur:
- Kararın tarihi ve sayısı yazıyor mu?
- Kararı alan makam valilik mi; imza yetkili birine mi ait?
- Dayanak olarak yalnızca madde numarası mı, yoksa beş sebepten biri mi gösterilmiş?
- Sebebin bu kişide neden gerçekleştiğine dair somut bir açıklama var mı?
- Aynı dosyada gerekçeli bir sınır dışı etme kararı var mı ve o da tebliğ edilmiş mi?
- Tebliğ tarihi ve tebellüğ edenin kimliği yazılı mı?
- Tutanak hangi dilde; tercüman var mı, tercümanın imzası var mı?
- İtiraz yolu, mercii ve adli yardım imkânı hakkında bilgilendirme yapıldığına dair kayıt var mı?
- Yakalanma tarihi ile geri gönderme merkezine giriş tarihi arasında 48 saatten uzun bir süre var mı?
- Altı ay dolduysa uzatma kararı ve aylık değerlendirme yazıları tebliğ edilmiş mi?
Bu sorulardan birine "hayır" cevabı alınıyorsa, idari gözetim kararı usulüne aykırıdır.
En sık gördüğümüz usul hataları
Yıllar içinde geri gönderme merkezi dosyalarında tekrar eden hatalar belli bir kalıba oturuyor. Şöyle ki;
- Sebep gösterilmeden yalnızca madde numarası yazılan kararlar.
- Beş sebebin birden sayıldığı, hangisinin gerçekleştiği belli olmayan kararlar.
- Türkçe bilmeyen kişiye tercümansız imzalatılan tutanaklar.
- Sınır dışı kararının tebliğ edildiği ama idari gözetim kararının tebliğ edilmediği ya da tersi olan dosyalar.
- Altıncı ay dolduğu hâlde uzatma kararı olmadan tutulmaya devam edilen kişiler.
- Ve alternatif tedbirin hiç değerlendirilmediği, sabit adresi ve ailesi olan kişilerin doğrudan kapalı merkeze alındığı dosyalar.
Bunların her biri, İstanbul 6. Sulh Ceza Hâkimliği'nin bu kararında ve arşivimizdeki diğer emsal kararlarda olduğu gibi, esasa girilmeden gözetimin kaldırılmasına yol açabilecek niteliktedir.
Sulh Ceza incelemesinin de usulü vardır
Usul yalnızca idare için değil, itirazı inceleyen hâkimlik için de geçerlidir. Anayasa Mahkemesi, Anayasa'nın 19/8 maddesi kapsamında idari gözetime karşı yapılan başvurunun süratle ve usul güvencelerine uygun olarak incelenmesi gerektiğini, duruşmasız ve dosya getirtilmeden yapılan incelemenin ihlal oluşturduğunu kabul etmektedir (B. No: 2020/15539). Hâkimliğin idareden dosyayı istemesi, uzatma sebebini sorması ve beş gün içinde gerekçeli karar vermesi bu güvencelerin parçasıdır. Bu ölçütlere uyulmadan verilen bir ret kararı, bireysel başvuru sebebidir; bkz. itiraz reddedilirse ne olur.
Sınır dışı edilmeme tedbiri ile idari gözetim itirazı birlikte yürütülmelidir
Bu dosyada başvurucular aynı anda hem Anayasa Mahkemesi'nden sınır dışı işleminin durdurulmasını sağlamış hem de Sulh Ceza yoluyla merkezden çıkmıştır. İki yol birbirinin yerine geçmez. Anayasa Mahkemesi tedbiri sınır dışını (deport) durdurur, ancak kişinin geri gönderme merkezinden çıkmasını sağlamaz. İdari gözetim kararına karşı yapılan itirazı inceleyen sulh ceza hakimliği ise kişinin geri gönderme merkezinden çıkarılıp çıkarılmayacağına karar verir. Kişinin sınır dışı ( deport) edileceği ülkesinde ciddi tehlike altında olacağına dair iddiası varsa ve bu iddia somut belgeye dayanıyorsa Anayasa Mahkemesi sınır dışı ( deport) işlemini tedbiren durdurmaktadır.
İdari gözetim kararına itiaz dilekçesinde bu karar hangi durumlarda kullanılır?
Yukarıdaki usul hataları listesindeki değindiğimiz hatalar aleyhinize verilen idari gözetim kararında mevcut ise İtiraz dilekçesinde bu karara değinebiliriz. Dilekçe içeriğinde usul hatasını detaylı bir şekilde açıklamak gerekmektedir. Örneğin tebliğ tutanağının olmaması, gerekçe satırının boş olması, tercüman imzasının bulunmaması gibi hangi nedene dayanıyorsak itirazın dayanağı olarak belirtmeliyiz.
Aynı çizgideki kararlar
Gerekçesi yazılmayan uzatma karşısında gözetimi kaldıran İstanbul 2. Sulh Ceza Hâkimliği kaldırma kararı ve salt adli işlemi yeterli görmeyen İstanbul 2. Sulh Ceza Hâkimliği ulaşılabilir adres kararı, usul ve esas denetiminin İstanbul'da nasıl işlediğini birlikte gösterir. Tamamı idari gözetim emsal kararlar sayfasındadır.
Bu konunun ayrıntısı için geri gönderme merkezinden nasıl çıkılır yazısına bakabilirsiniz.
Sık Sorulan Sorular
Bu konu hakkında merak edilenler
1 Yakınıma hiçbir kâğıt verilmedi, bu ne anlama gelir?
Avukat Esra Ateş
İdari gözetim kararının tebliğ edilmemiş olabileceği anlamına gelir. Geri gönderme merkezi idaresinden kararın örneği istenmeli; verilmiyorsa bu husus Sulh Ceza dilekçesinde belirtilerek dosyanın getirtilmesi talep edilmelidir.
2 Kararda sadece "57. madde" yazıyor, sebep yok. Bu geçerli mi?
Avukat Esra Ateş
Kanun kararın gerekçesiyle tebliğini ister. Yalnızca madde numarası içeren, hangi sebebe dayandığı ve sebebin neden gerçekleştiği yazılmayan karar usul yönünden eksiktir ve itiraz konusu yapılabilir.
3 Türkçe bilmeyen kişiye Türkçe tutanak imzalatıldı, ne olur?
Avukat Esra Ateş
Kanunun aradığı bilgilendirmenin yapılmadığı ileri sürülebilir. Tutanakta tercüman bulunup bulunmadığı ve imzasının olup olmadığı kontrol edilmelidir.
4 Karakolda üç gün bekletildikten sonra merkeze götürüldü, bu bir sorun mu?
Avukat Esra Ateş
Kanun 48 saat içinde geri gönderme merkezine götürülmeyi öngörür. Aşım, tutma sürecinin hukuka uygunluğunu etkileyen bir usul eksikliğidir ve dilekçede belirtilmelidir.
5 Usul eksikliği varsa kişi kesin çıkar mı?
Avukat Esra Ateş
Hukukta kesinlik yoktur. Ancak usul eksikliği, esasa girilmeden kaldırma sebebi olabilecek en güçlü argümanlardan biridir; bu kararın konusu tam olarak budur.
Detaylı bilgi için bizimle iletişime geçin .
Yorumlar (0)
İsim
Onay BekliyorAz önce
Yorum metni
Bu yorum sadece size görünüyor. Onaylandıktan sonra herkese açık olacaktır.
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun!