Uygur Türkleri Sınır Dışı Edilebilir mi?

21 Ocak 2026 6 dk okuma 0 Yorum
Uygur Türkleri Sınır Dışı Edilebilir mi?
Av. Esra Ateş

Avukat · İstanbul Barosu · Sicil No: 61936

09 Eki 2026

Uygur Türkü olmak tek başına sınır dışı edilmemeyi garanti etmez. Ancak Çin'de işkence ya da kötü muamele riskine dair ciddi emare varsa sınır dışı kararı alınamaz (YUKK m.55/1-a). Anayasa Mahkemesi Helili kararında (B. 2021/7144, 13.05.2025) uluslararası raporlar karşısında Çin'deki koşulların risk oluşturmadığını idarenin ve mahkemenin ortaya koyması gerektiğine hükmetti. Bunu yapmayan kararın yaşam hakkını ihlal ettiğini belirtip yeniden yargılamaya gönderdi.

Uygur Türkleri Türkiye'den sınır dışı edilebilir mi?

Uygur Türkü olmak tek başına sınır dışı edilmemeyi güvence altına almaz. Hakkında YUKK m.54'te sayılan bir sebep bulunan Uygur Türkü için de sınır dışı etme kararı gündeme gelebilir. Ancak kanun iki sınır çizer:

  • Hiç kimse işkenceye, insanlık dışı muameleye uğrayacağı ya da hayatının tehdit altında olacağı bir yere gönderilemez (YUKK m.4).
  • Gönderileceği ülkede ölüm cezası, işkence veya kötü muameleye maruz kalacağı konusunda ciddi emare bulunan yabancı hakkında sınır dışı etme kararı alınmaz (m.55/1-a).

Anayasa Mahkemesinin Abulıkemu Helili kararı, bu sınırın Çin'e gönderilecek Uygurlar bakımından nasıl uygulanması gerektiğini gösteren en önemli karardır.

Anayasa Mahkemesinin Helili kararı (B. No: 2021/7144)

Karar Anayasa Mahkemesi İkinci Bölümünce 13 Mayıs 2025'te oybirliğiyle verildi ve 19 Ocak 2026 tarihli, 33142 sayılı Resmî Gazete'de yayımlandı.

Olaylar

Başvurucu 1990 doğumlu, Çin Halk Cumhuriyeti vatandaşı bir Uygur Türküdür. 26 Eylül 2016'da Türkiye'ye girmiştir. 4 Ocak 2018'de İstanbul İl Göç İdaresine uzun dönem ikamet izni için başvurduğunda, hakkında G-87 (genel güvenlik) tahdit koduyla giriş yasağı bulunduğu ve vize ihlali yaptığı tespit edilmiştir.

İstanbul Valiliği 2 Haziran 2018'de YUKK m.54/1-d ve e uyarınca sınır dışı etme kararı vermiş ve başvurucuyu bir ay süreyle idari gözetim altına almıştır. Başvurucu davasında Çin'de Uygur Türklerine yönelik baskı nedeniyle ülkesinden kaçtığını, eşi ve çocuğunun Türkiye'de uzun dönem ikamet izniyle yaşadığını ileri sürmüştür. İstanbul 1. İdare Mahkemesi 17 Aralık 2020'de davayı kesin olarak reddetmiştir. Gerekçesinde başvurucu hakkındaki "makul şüphe olgusunun" sınır dışı kararı için yeterli olduğunu belirtmiştir.

Anayasa Mahkemesi başvurunun başında, İçtüzüğün 73. maddesi uyarınca sınır dışı etme işleminin tedbiren durdurulmasına karar vermiştir.

Mahkeme ne dedi?

Mahkeme önce genel ilkeyi hatırlattı. Kötü muamele riskini ileri süren yabancı, riskin ne olduğunu makul şekilde açıklamalı ve varsa belgelerini sunmalıdır (§ 28). Yabancı, gönderileceği ülkede belirli bir gruba sistematik kötü muamele yapıldığını ileri sürüyorsa, bu uygulamanın varlığını ve o gruba mensup olduğunu ortaya koymalıdır (§ 29). Bu yük yerine getirildiğinde idare ve mahkemeler gerçek riskin varlığını titizlikle incelemelidir; bu incelemede ulusal ve uluslararası raporlardan yararlanılabilir (§ 30).

Somut olayda Mahkeme şöyle değerlendirdi (§ 35):

"Bu durumda Çin'deki koşulların nesnel olarak kötü muamele yasağına aykırılık oluşturmayacağı idari ve yargısal makamlar tarafından ortaya konulmalıdır. Ne var ki İdare Mahkemesi başvurucunun bireysel koşullarını, menşe ülkedeki güncel insan hakları durumunu ve uluslararası raporları dikkate almaksızın karar vermiş; geri gönderilmesi hâlinde maruz kalabileceği riske ilişkin özenli ve titiz bir değerlendirme yapmamıştır."

Sonuç olarak başvurucuya, ölüm ve kötü muamele riskiyle karşılaşacağı ülkeye gönderilmesine karşı etkili usul güvencelerinin sağlanmadığına ve Anayasanın 17. maddesindeki yaşam hakkı ile kötü muamele yasağının ihlal edildiğine karar verildi.

Mahkeme ne demedi?

Kararın sınırlarını bilmek, dilekçede doğru kullanmak için şarttır:

  • Grup muafiyeti kurmadı. Karar tek bir başvurucu hakkındadır. Uygurların sınır dışı edilemeyeceğine dair genel bir hüküm içermez. İhlal, mahkemenin riski incelememesinden, yani usul güvencesinin eksikliğinden doğmuştur.
  • Sonucu belirlemedi. Mahkeme açıkça şunu yazdı (§ 41): "hak ihlali kararından Anayasa Mahkemesinin davanın neticesiyle ilgili bir tutum sergilediği sonucu çıkarılmamalıdır." Delilleri değerlendirme yetkisi yeniden yargılama yapacak mahkemededir.
  • G-87 kaydını incelemedi. Başvurucunun G-87 kaydına karşı açtığı dava Ankara 1. İdare Mahkemesince reddedilmiş, istinafta onanarak kesinleşmişti (§ 10). Anayasa Mahkemesi bu kaydın hukuka uygunluğunu değerlendirmedi.

Giderim

Mahkeme kararın, yeniden yargılama yapılmak üzere İstanbul 1. İdare Mahkemesine gönderilmesine karar verdi. Sınır dışı etme kararıyla ilgili yargılama sonuçlanıncaya kadar başvurucunun sınır dışı edilmemesine hükmetti. Tazminat talebini reddetti ve yargılama gideri olarak vekâlet ücreti ödenmesine karar verdi.

Kanuni çerçeve: "ciddi emare"

YUKK m.55/1, m.54 kapsamında olsalar dahi bazı yabancılar hakkında sınır dışı etme kararı alınmayacağını düzenler. (a) bendi Uygurlar bakımından belirleyicidir: "Sınır dışı edileceği ülkede ölüm cezasına, işkenceye, insanlık dışı ya da onur kırıcı ceza veya muameleye maruz kalacağı konusunda ciddi emare bulunanlar." Kanun "kesin delil" değil "ciddi emare" arar. Helili kararının pratik önemi, uluslararası raporlarla ortaya konan genel durum karşısında idarenin ve mahkemenin bu emareyi incelemeden geçemeyeceğini göstermesidir. Değerlendirme yine kişiye özgü yapılır (m.55/2).

Kararda anılan uluslararası kaynaklar

  • AİHM, M.A. ve diğerleri/Bulgaristan (B. No: 5115/18, 20.02.2020). Sincan'dan gelen Uygur başvurucuların Çin'e gönderilmesinin Sözleşmenin 2. ve 3. maddelerini ihlal edeceğine karar verildi.
  • AİHM, A.B. ve Y.W./Malta (B. No: 2559/23, 04.02.2025). Uygur başvurucuların sınır dışı edilmesinde riskin güncel olarak değerlendirilmediği gerekçesiyle 3. madde ihlali bulundu. Yurt dışında eğitim görmüş olmanın da bireysel bir risk etkeni olabileceği vurgulandı.
  • BM İnsan Hakları Yüksek Komiserliği Ofisi, 31 Ağustos 2022 tarihli Sincan değerlendirmesi. Uygurlara ev sahipliği yapan ülkelerin, geri göndermeme ilkesinin ihlaline yönelik gerçek risk bulunan her durumda bu kişileri zorla geri göndermekten kaçınması gerektiğini belirtti.
  • Bağımsız Uygur Mahkemesi, 9 Aralık 2021 tarihli karar. İşkence ve insanlığa karşı suçların "makul şüphenin ötesinde" tespit edildiği sonucuna vardı.
  • Hükûmet raporları. Kararda aktarılan Birleşik Krallık raporu, uzun süreli gözaltındaki kişi sayısına ilişkin tahminlerin "on binler ile bir milyon arasında" değiştiğini belirtiyor. ABD Dışişleri Bakanlığı raporu ise 2017'den bu yana 800.000 ile muhtemelen iki milyonu aşkın kişinin kamplarda gözaltına alındığını aktarıyor.

Hakkında sınır dışı kararı verilen Uygur Türkü ne yapmalı?

  1. 7 gün içinde dava açın. Sınır dışı etme kararına karşı tebliğden itibaren yedi gün içinde idare mahkemesine başvurulur. Mahkeme dosyanın tekemmülünden itibaren 15 gün içinde karar verir ve karar kesindir. Dava açma süresi içinde ve dava sürerken, yabancının rızası saklı kalmak kaydıyla sınır dışı işlemi yapılmaz (YUKK m.53/3). Bu koruma için ayrıca yürütmeyi durdurma kararı gerekmez.
  2. Riski kişiselleştirin. Dilekçede Uygur kimliği, dinî uygulamalar, yurt dışında bulunmuş olmak, ailenin durumu ve varsa Çin makamlarıyla yaşanan olaylar belgeleriyle anlatılmalıdır (§ 28). Uluslararası raporlar ve AİHM kararları eklenmeli, Helili kararının § 29-35 ilkelerine atıf yapılmalıdır.
  3. İdari gözetime ayrıca itiraz edin. Dava, merkezden çıkış sağlamaz. İdari gözetim kararına karşı sulh ceza hâkimine başvurulur; hâkim beş gün içinde karar verir (m.57/6). Gözetim süresi altı ayı geçemez. Ancak sınır dışı işlemleri yabancının iş birliği yapmaması ya da doğru bilgi ve belge vermemesi nedeniyle tamamlanamazsa en fazla altı ay daha uzatılabilir (m.57/3). Gözetim yerine alternatif yükümlülük istenebilir (m.57/A).
  4. Gerekirse Anayasa Mahkemesine başvurun. İdare mahkemesinin kararı kesindir. Hak ihlali iddiası için Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru yapılabilir. Başvuru sınır dışı işlemini kendiliğinden durdurmaz; Helili dosyasında olduğu gibi İçtüzüğün 73. maddesi uyarınca tedbir istenmelidir.

G-87 kaydı ayrı bir işlemdir

G-87, Türkiye'ye giriş yasağına ilişkin bir tahdit kaydıdır; sınır dışı etme kararından ayrı bir idari işlemdir. Giriş yasağına karşı dava süresi, yazılı bildirimi izleyen günden itibaren 60 gündür (İYUK m.7). Kanunda giriş yasağının süresi en fazla beş yıldır; kamu düzeni veya güvenliği açısından ciddi tehdit varsa en fazla on yıl daha artırılabilir (YUKK m.9/3). Ayrıntı ve somut bilgi ilkesine ilişkin Anayasa Mahkemesi kararları için G-87 tahdit kodu yazısına bakın.

Sürecin devamı için deport kaldırma rehberi, ilgili bir başka durum için İdari Gözetim İtirazı Reddedilirse Ne Olur? yazısı yol gösterir.

Bu sayfadaki bilgiler genel bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye niteliği taşımaz.

Sık Sorulan Sorular

Bu konu hakkında merak edilenler

1 Uygur Türkleri Türkiye'den Çin'e sınır dışı edilebilir mi?
EA

Avukat Esra Ateş

Kanunda Uygurlar için genel bir muafiyet yoktur. Ancak gönderileceği ülkede işkence ya da kötü muamele riskine dair ciddi emare bulunan yabancı hakkında sınır dışı etme kararı alınmaz (YUKK m.55/1-a). Anayasa Mahkemesi Helili kararında, bu riski incelemeden verilen kararın yaşam hakkını ve kötü muamele yasağını ihlal ettiğine hükmetti (B. 2021/7144, 13.05.2025).

2 Helili kararı bütün Uygurları korur mu?
EA

Avukat Esra Ateş

Doğrudan korumaz. Karar tek başvurucu hakkındadır ve ihlal, mahkemenin riski incelememesinden doğmuştur. Mahkeme, ihlal kararından davanın sonucu hakkında bir tutum çıkarılmaması gerektiğini açıkça yazdı (§ 41). Ancak kararın ilkeleri benzer her dosyada ileri sürülebilir.

3 Sınır dışı kararına nasıl itiraz edilir?
EA

Avukat Esra Ateş

Tebliğden itibaren 7 gün içinde idare mahkemesinde dava açılır. Mahkeme dosya tamamlandıktan sonra 15 gün içinde karar verir ve karar kesindir. Dava açma süresi içinde ve dava sürerken, rızanız olmadıkça sınır dışı edilmezsiniz (YUKK m.53/3). Bunun için ayrıca yürütmeyi durdurma kararı gerekmez.

4 Dava açınca geri gönderme merkezinden çıkar mıyım?
EA

Avukat Esra Ateş

Hayır. Sınır dışı davası merkezden çıkış sağlamaz. İdari gözetim kararına karşı ayrıca sulh ceza hâkimine başvurulmalıdır; hâkim beş gün içinde karar verir (YUKK m.57/6).

5 "Ciddi emare" ne anlama gelir?
EA

Avukat Esra Ateş

Kanun kötü muamele riskinin kesin delille ispatını aramaz, ciddi emare yeterlidir (YUKK m.55/1-a). Yabancı riskini makul şekilde açıklamalı ve belgelemelidir. Belirli bir gruba sistematik kötü muamele iddia ediliyorsa bu uygulamanın varlığı ve gruba mensubiyet ortaya konulmalıdır. Bu yük yerine getirilince idare ve mahkeme riski titizlikle incelemek zorundadır (AYM Helili, §§ 28-30).

6 G-87 kodum var; bu sınır dışı davasını etkiler mi?
EA

Avukat Esra Ateş

G-87 ayrı bir giriş yasağı kaydıdır ve kendi davası vardır: tebliğden itibaren 60 gün (İYUK m.7). Helili kararında Anayasa Mahkemesi G-87 kaydının hukuka uygunluğunu incelemedi; o kayda karşı açılan dava daha önce reddedilip kesinleşmişti.

Detaylı bilgi için bizimle iletişime geçin .

Yorumlar (0)

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun!

İletişim
1