Av. Esra Ateş Sızlanan
Avukat
Anayasa Mahkemesi, 13 Mayıs 2025 tarihli ve 2021/7144 başvuru numaralı kararında, Uygur Türklerinin G-87 tahdit kodu (genel güvenlik açısından tehlike arz eden) olsa dahi Çin'e sınır dışı edilmesinin yaşam hakkı ve kötü muamele yasağını ihlal ettiğine oybirliğiyle karar vermiştir. Bu karar, Türkiye'deki yaklaşık 50.000 Uygur Türkü için emsal niteliğindedir ve İstanbul başta olmak üzere tüm illerde deport kararı alan Uygur Türklerini doğrudan ilgilendirmektedir
Anayasa Mahkemesi'nden Emsal Karar: Uygur Türklerinin Çin'e Sınır Dışı Edilmesi Yaşam Hakkı İhlalidir
Türkiye, tarih boyunca zulümden kaçan insanlara kapılarını açan bir ülke olmuştur. Ancak son yıllarda Uygur Türklerine yönelik sınır dışı kararları, deport işlemleri ve G-87 tahdit kodu uygulamaları, bu geleneği ciddi şekilde sorgulatır hale gelmiştir. İdare mahkemelerinin "Çin'de zulüm olduğuna dair somut delil bulunmamaktadır" gerekçesiyle verdiği kararlar, uluslararası hukukun temel ilkelerinden biri olan geri gönderme yasağıyla açık çelişki içindeydi.
İşte tam da bu kritik dönemde, Anayasa Mahkemesi'nin 13 Mayıs 2025 tarihli ve 2021/7144 başvuru numaralı kararı, Türk hukukunda bir dönüm noktası oluşturmuştur. Mahkeme, Uygur Türkü Abulikemu Helili'nin Çin'e sınır dışı edilmesinin yaşam hakkı ve kötü muamele yasağını ihlal ettiğine oybirliğiyle karar vermiştir.
Bu karar, salt bir bireysel başvuru kararı olmanın ötesinde, 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu'nun 55. maddesinde düzenlenen "sınır dışı etme kararı alınmayacaklar" hükmünün nasıl yorumlanması gerektiğine ilişkin önemli ilkeler ortaya koymuştur. Türkiye'de yaşayan yaklaşık 50.000 Uygur Türkü için bu karar, hukuki güvencelerinin somut bir teminatı niteliğindedir.
Olayların Gelişimi
Başvurucu Abulikemu Helili, 1990 doğumlu Çin Halk Cumhuriyeti vatandaşı bir Uygur Türkü'dür. Doğu Türkistan'daki baskı ve zulümden kaçarak 26 Eylül 2016 tarihinde ailesiyle birlikte Türkiye'ye sığınmıştır. Başvurucu, namaz kıldığı, oruç tuttuğu ve dinî vecibelerini yerine getirdiği için Çin makamlarınca takibata uğradığını ileri sürmüştür.
Başvurucu 4 Ocak 2018'de uzun dönem ikamet izni başvurusunda bulunduğunda, hakkında G-87 (genel güvenlik) tahdit kodu bulunduğu ve vize ihlali yaptığı tespit edilmiştir. Bunun üzerine İstanbul Valiliği, 2 Haziran 2018 tarihinde 6458 sayılı Kanun'un 54. maddesinin birinci fıkrasının (d) ve (e) bentleri uyarınca sınır dışı etme kararı vermiş ve başvurucuyu geri gönderme merkezine sevk etmiştir.
Başvurucu bu karara karşı İstanbul 1. İdare Mahkemesi'nde iptal davası açmıştır. Dava dilekçesinde Uygur Türkü olarak Çin'de yaşanan politik baskı ve zulüm nedeniyle ülkesinden kaçtığını, eşi ve çocuğunun Türkiye'de uzun dönem ikamet izniyle kaldığını ve deport edilmesi halinde aile bütünlüğünün bozulacağını ileri sürmüştür. Ancak mahkeme 17 Aralık 2020 tarihinde davayı kesin olarak reddetmiştir. Mahkeme gerekçesinde, başvurucu hakkında oluşan "makul şüphe olgusunun" sınır dışı kararı için yeterli olduğunu belirtmiştir.
Dikkat çekici olan husus şudur: İdare Mahkemesi, Çin'deki insan hakları durumuna ilişkin hiçbir değerlendirme yapmamış, uluslararası raporları dikkate almamış ve başvurucunun bireysel koşullarını incelememiştir.
Hakkında Sınır Dışı Etme Kararı Alınamayacak Yabancılar: Kanuni Çerçeve
6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu, sınır dışı etme konusunda iki temel koruma mekanizması öngörmüştür. Birincisi, Kanun'un 4. maddesinde düzenlenen mutlak nitelikteki geri gönderme yasağı; ikincisi ise 55. maddede sayılan ve hakkında sınır dışı etme kararı alınamayacak kişilerdir.
Geri Gönderme Yasağı (Madde 4)
Kanun'un 4. maddesi şu şekilde düzenlenmiştir:
"Bu Kanun kapsamındaki hiç kimse, işkenceye, insanlık dışı ya da onur kırıcı ceza veya muameleye tabi tutulacağı veya ırkı, dini, tabiiyeti, belli bir toplumsal gruba mensubiyeti veya siyasi fikirleri dolayısıyla hayatının veya hürriyetinin tehdit altında bulunacağı bir yere gönderilemez."
Bu madde, uluslararası hukukta "non-refoulement" olarak bilinen geri gönderme yasağının iç hukuka yansımasıdır. Yasağın en önemli özelliği mutlak nitelikte olmasıdır; yani hiçbir istisna kabul etmez. Kişinin işlediği iddia edilen suçun ağırlığı, kamu güvenliğine oluşturduğu iddia edilen tehdit veya başka herhangi bir gerekçe, bu yasağı ortadan kaldıramaz. Bu ilke, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi içtihatlarında da defalarca teyit edilmiştir.
Sınır Dışı Etme Kararı Alınmayacaklar (Madde 55)
Kanun'un 55. maddesi ise daha spesifik koruma kategorileri belirlemiştir:
"Aşağıda sayılan yabancılar hakkında sınır dışı etme kararı alınmaz:
a) Sınır dışı edileceği ülkede ölüm cezasına, işkenceye, insanlık dışı ya da onur kırıcı ceza veya muameleye maruz kalacağı konusunda ciddi emare bulunanlar
b) Ciddi sağlık sorunları, yaş ve hamilelik durumu nedeniyle seyahat etmesi riskli görülenler
c) Hayati tehlike arz eden hastalıkları için tedavisi devam etmekte iken sınır dışı edileceği ülkede tedavi imkânı bulunmayanlar
d) Mağdur destek sürecinden yararlanmakta olan insan ticareti mağdurları
e) Tedavileri tamamlanıncaya kadar, psikolojik, fiziksel veya cinsel şiddet mağdurları"
Bu maddede dikkat edilmesi gereken en kritik husus, (a) bendindeki "ciddi emare" kavramıdır. Kanun koyucu bilinçli olarak "kesin delil" veya "somut kanıt" gibi daha ağır ispat yükümlülükleri öngörmemiş, bunun yerine "ciddi emare" ifadesini tercih etmiştir. Bu tercih, koruma eşiğini düşük tutma ve şüphe halinde yabancıyı koruma iradesinin bir yansımasıdır.
Uygur Türkleri açısından bu maddenin önemi büyüktür. Çin'deki sistematik insan hakları ihlalleri göz önüne alındığında, bir Uygur Türkü'nün Çin'e deport edilmesi halinde işkence veya kötü muameleye maruz kalacağına dair "ciddi emare" bulunduğu açıktır. Bu nedenle 55. maddenin (a) bendi kapsamında Uygur Türkleri hakkında sınır dışı etme kararı alınmaması gerekmektedir.
Anayasa Mahkemesi Kararının Analizi: Kanun ile Karar Arasındaki Bağlantı
Anayasa Mahkemesi'nin Abulikemu Helili kararı, 6458 sayılı Kanun'un 55. maddesinin nasıl uygulanması gerektiğine ilişkin son derece önemli ilkeler ortaya koymuştur.
"Ciddi Emare" Kavramının Yorumu
İdare Mahkemesi, başvurucunun Çin'e sınır dışı edilmesi halinde kötü muameleye maruz kalacağına dair "somut delil" bulunmadığını belirterek davayı reddetmişti. Oysa Kanun'un 55. maddesi "somut delil" değil, "ciddi emare" aramaktadır.
Anayasa Mahkemesi bu ayrımı şu şekilde ortaya koymuştur:
"Başvurucuların ülkedeki genel siyasi istikrarsızlık veya iç karışıklık nedeniyle kötü muameleye maruz kalacağını ileri sürmesi halinde, sınır dışı edileceği ülkenin genel koşullarının nesnel olarak kötü muamele yasağına aykırılık oluşturmayacağı idari ve yargısal makamlar tarafından ortaya konulmalıdır."
Bu tespit son derece önemlidir. Mahkeme, ispat yükünü tersine çevirmiştir: Başvurucu genel duruma ilişkin bir iddia ileri sürdüğünde, artık idarenin bu iddianın aksini kanıtlaması gerekmektedir. Başka bir ifadeyle, Çin'deki Uygur Türklerine yönelik sistematik ihlaller uluslararası raporlarla belgelenmiş olduğundan, idare bu raporların aksini kanıtlamadıkça sınır dışı kararı veremeyecek ve kişi geri gönderme merkezinde tutulamayacaktır.
Bireysel Değerlendirme Yükümlülüğü
Anayasa Mahkemesi, sınır dışı kararlarında mutlaka bireysel bir değerlendirme yapılması gerektiğini vurgulamıştır:
"İdare Mahkemesi başvurucunun bireysel koşullarını, menşe ülkedeki güncel insan hakları durumunu ve uluslararası raporları dikkate almaksızın karar vermiş; geri gönderilmesi halinde maruz kalabileceği riske ilişkin özenli ve titiz bir değerlendirme yapmamıştır."
Bu ilke, 6458 sayılı Kanun'un 55/1-a bendinin uygulanmasında şu sonuçları doğurmaktadır:
Birincisi, idare ve mahkemeler her başvurucunun bireysel durumunu ayrı ayrı değerlendirmek zorundadır. Toplu değerlendirmeler veya kalıp kararlar hukuka aykırıdır.
İkincisi, menşe ülkedeki güncel insan hakları durumu mutlaka araştırılmalıdır. Bu araştırma, Dışişleri Bakanlığı'nın görüşleri, uluslararası kuruluşların raporları ve akademik çalışmalar ışığında yapılmalıdır.
Üçüncüsü, uluslararası raporlar ciddi emare niteliğindedir. BM, AİHM, İnsan Hakları İzleme Örgütü gibi kuruluşların raporları, Kanun'un 55/1-a bendindeki "ciddi emare" koşulunun karşılandığını göstermek için yeterlidir.
G-87 Tahdit Kodunun Tek Başına Yetersizliği
Kararda dolaylı olarak ele alınan bir diğer önemli husus, G-87 tahdit kodunun sınır dışı kararı için tek başına yeterli olmadığıdır. İdare, başvurucu hakkında "kamu güvenliği açısından tehdit" değerlendirmesi yapmış, ancak bu değerlendirmenin dayanağını somut olarak ortaya koyamamıştır.
Anayasa Mahkemesi, deport kararının gerekçesiz olamayacağını ve istihbari bilgilerin dahi denetlenebilir olması gerektiğini ima etmiştir. Bu yaklaşım, G-87 tahdit kodu konulan Uygur Türklerinin itiraz davalarında önemli bir argüman oluşturmaktadır.
Uluslararası Hukuk Perspektifi: Çin'deki Durum
Anayasa Mahkemesi kararında, Çin'in Sincan Uygur Özerk Bölgesi'ndeki duruma ilişkin kapsamlı uluslararası kaynaklara atıf yapılmıştır. Bu kaynaklar, 6458 sayılı Kanun'un 55/1-a bendindeki "ciddi emare" koşulunun fazlasıyla karşılandığını ortaya koymaktadır.
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi İçtihadı
AİHM'in M.A. ve Diğerleri/Bulgaristan kararında (2020), Sincan'daki duruma ilişkin şu tespitler yapılmıştır: Milyonlarca Uygur'un yeniden eğitim kamplarında zorla alıkonulduğu, bu kamplarda sistematik işkence ve kötü muamele uygulandığı, bireylerin salt etnik veya dinî kimlikleri nedeniyle ağır cezalara mahkûm edildiği belgelenmiştir.
AİHM bu kararda, başvurucuların Çin'e sınır dışı edilmesi halinde Sözleşme'nin 2. (yaşam hakkı) ve 3. (işkence yasağı) maddelerinin ihlal edileceğine hükmetmiştir.
Daha güncel tarihli A.B. ve Y.W./Malta kararında (2025) ise AİHM, yurt dışında bulunan Uygurların dahi Çin makamları tarafından potansiyel tehdit olarak algılandığını ve ülkeye dönmeleri halinde ciddi risk altında olacaklarını vurgulamıştır. Bu karar, Türkiye'deki Uygur Türklerinin deport edilmesi halinde karşılaşacakları riskleri somut olarak ortaya koymaktadır.
BM Değerlendirmesi
BM İnsan Hakları Yüksek Komiserliği'nin 31 Ağustos 2022 tarihli raporu, Sincan'daki durumu "insanlığa karşı suç" olarak nitelendirmeye yaklaşmış ve tüm devletleri Uygurları zorla geri göndermekten kaçınmaya çağırmıştır. Raporda, en az bir milyon Uygur Türkü'nün yeniden eğitim kamplarında tutulduğu, sistematik işkence, zorla çalıştırma ve zorla kısırlaştırma uygulamalarının belgelendiği ifade edilmiştir.
Bağımsız Uygur Mahkemesi Kararı
Sir Geoffrey Nice başkanlığındaki bağımsız Uygur Mahkemesi, 9 Aralık 2021 tarihli kararında Çin'in soykırım işlediğini "makul şüphenin ötesinde" tespit etmiştir. Mahkeme, işkence, zorla kısırlaştırma, zorla kaybetme ve zulüm gibi insanlığa karşı suçların sistematik olarak işlendiğini belirlemiştir.
İnsan Hakları İzleme Örgütü Raporu (2025)
Human Rights Watch'un Kasım 2025 tarihli "Protected No More: Uyghurs in Türkiye" başlıklı raporu, Türkiye'deki Uygur Türklerinin artan baskılarla karşı karşıya olduğunu belgelemiştir. Rapora göre Türk makamları, Uygurlara keyfi olarak G-87 tahdit kodu uygulamakta ve somut delil olmaksızın "kamu güvenliğine tehdit" kategorisine sokmaktadır. Rapor ayrıca, geri gönderme merkezlerindeki koşulları ve Uygur Türklerinin yaşadığı belirsizliği de gözler önüne sermiştir.
G-87 Tahdit Kodu: Nedir ve Nasıl Kaldırılır?
G-87 Kodu Nedir?
G-87 tahdit kodu, "genel güvenlik açısından tehlike arz eden" yabancılar hakkında konulan bir sınırlama kodudur. Bu kod, Göç İdaresi Başkanlığı veya ilgili güvenlik birimleri tarafından konulabilmektedir. G-87 kodu konulduğunda yabancı hakkında şu sonuçlar doğmaktadır:
Türkiye'ye giriş süresiz olarak yasaklanır. Türkiye'de bulunan yabancı hakkında sınır dışı etme kararı alınır. Kişi geri gönderme merkezine sevk edilir. İkamet ve çalışma izinleri iptal edilir.
Uygur Türklerine G-87 Kodu Konulması Sorunu
Uygulamada Uygur Türklerine sıklıkla G-87 tahdit kodu konulduğu görülmektedir. Ancak bu kodların büyük çoğunluğu somut delillere dayanmamakta, salt istihbari değerlendirmelerle verilmektedir. İnsan Hakları İzleme Örgütü'nün raporuna göre, Türk makamları Uygurlara keyfi olarak bu kodu uygulamaktadır.
Anayasa Mahkemesi'nin Abulikemu Helili kararı, G-87 kodunun tek başına sınır dışı kararı için yeterli olmadığını ortaya koymuştur. Somut delil olmaksızın, salt etnik kimlik veya istihbari değerlendirmelerle verilen G-87 kodları hukuka aykırıdır.
G-87 Kodu Nasıl Kaldırılır?
G-87 tahdit kodunun kaldırılması için iki yol bulunmaktadır:
Birinci yol idari başvurudur. Göç İdaresi Başkanlığı'na kodun öğrenilmesinden itibaren 60 gün içinde itiraz edilebilir. Ancak uygulamada bu başvurulardan olumlu sonuç alma ihtimali oldukça düşüktür.
İkinci ve daha etkili yol ise idare mahkemesinde iptal davası açmaktır. G-87 tahdit kodunun iptali davası Ankara İdare Mahkemelerinde açılır. Dava dilekçesinde kodun somut delillere dayanmadığı, salt etnik kimlik nedeniyle verildiği ve Anayasa Mahkemesi içtihatlarına aykırı olduğu ileri sürülmelidir.
Tahdit kodu kaldırma davası açılırken dikkat edilmesi gereken en önemli husus sürelerdir. 60 günlük dava açma süresi kaçırılırsa, kod kesinleşir ve kaldırılması çok daha zorlaşır.
Sınır Dışı Kararına Nasıl İtiraz Edilir?
Hakkında sınır dışı kararı verilen bir Uygur Türkü'nün izlemesi gereken hukuki yol şu şekildedir:
Adım 1: İdare Mahkemesinde İptal Davası
Sınır dışı kararının tebliğinden itibaren yedi gün içinde yetkili idare mahkemesinde iptal davası açılmalıdır. Bu süre hak düşürücü niteliktedir ve kaçırılması halinde dava hakkı ortadan kalkar. Sınır dışı kararına nasıl itiraz edileceği konusunda en kritik nokta bu süre sınırıdır.
İptal davası dilekçesinde şu hususlar mutlaka yer almalıdır: Anayasa Mahkemesi'nin Abulikemu Helili kararına açık atıf yapılmalıdır. BM, AİHM ve HRW gibi kuruluşların Çin'deki duruma ilişkin raporları delil olarak sunulmalıdır. Başvurucunun bireysel koşulları ve Çin'e gönderilmesi halinde karşılaşacağı riskler somutlaştırılmalıdır. 6458 sayılı Kanun'un 4. ve 55. maddelerine dayanılmalıdır.
Adım 2: Yürütmenin Durdurulması Talebi
Dava ile birlikte yürütmenin durdurulması talep edilmelidir. Bu talep kabul edilirse, dava sonuçlanana kadar deport işlemi uygulanamaz ve kişi geri gönderme merkezinden çıkabilir.
Adım 3: Anayasa Mahkemesi'ne Bireysel Başvuru
İdare mahkemesi kararı olumsuz çıkarsa, kararın öğrenilmesinden itibaren otuz gün içinde Anayasa Mahkemesi'ne bireysel başvuru yapılmalıdır. Başvuruda yaşam hakkı ve kötü muamele yasağı ihlalleri ileri sürülmelidir. Mutlaka tedbir kararı talep edilmelidir. Tedbir kararı verilirse, yargılama sonuçlanana kadar kişi sınır dışı edilemez.
Adım 4: Geri Gönderme Merkezinde Tutulma Halinde
İdari gözetim kararıyla geri gönderme merkezine alınan kişiler, sulh ceza hakimliğine itiraz edebilir. İdari gözetim süresi altı ayı geçemez, ancak istisnai hallerde altı ay daha uzatılabilir. Kaçma ve kaybolma şüphesi bulunmayan kişiler, idari gözetim yerine imza yükümlülüğü gibi alternatif tedbirlerin uygulanmasını talep edebilir.
Uygur Türkü Avukat Desteği Neden Önemli?
Sınır dışı davalarında hukuki destek almak hayati önem taşımaktadır. Bunun birkaç nedeni vardır:
Birincisi, süreler son derece kısadır. Sınır dışı kararına karşı yedi gün, Anayasa Mahkemesi'ne başvuru için otuz gün gibi süreler söz konusudur. Bu sürelerin kaçırılması telafisi imkânsız sonuçlar doğurur.
İkincisi, dava dilekçelerinin hukuki gerekçelerle donatılması gerekmektedir. Anayasa Mahkemesi içtihatları, AİHM kararları ve uluslararası raporlara yapılacak atıflar, davanın sonucunu doğrudan etkilemektedir.
Üçüncüsü, geri gönderme merkezlerindeki kişilerin dış dünyayla iletişimi kısıtlıdır. Avukat yardımı olmaksızın hukuki süreçleri takip etmek neredeyse imkânsızdır.
Uygur Türkü avukat arayanlar veya bu alanda uzman avukatlar, yabancılar hukuku ve insan hakları hukuku konusunda deneyimli olmalıdır. Özellikle Anayasa Mahkemesi bireysel başvuru usulüne hâkim avukatlarla çalışmak kritik önem taşımaktadır.
Kararın Pratik Sonuçları
İdare Mahkemeleri İçin Bağlayıcılık
Anayasa Mahkemesi kararları, Anayasa'nın 153. maddesi uyarınca yasama, yürütme ve yargı organlarını bağlar. Bu nedenle idare mahkemeleri, bundan böyle Uygur Türklerinin sınır dışı davalarında şu ilkelere uymak zorundadır:
Her başvurucunun bireysel koşulları ayrıntılı şekilde değerlendirilmelidir. Çin'deki güncel insan hakları durumu uluslararası raporlar ışığında araştırılmalıdır. "Somut delil yok" gibi genel gerekçelerle dava reddedilmemelidir. Başvurucu Uygur kökenli olduğunu ve Çin'e gönderilmesi halinde risk altında olacağını ileri sürdüğünde, idarenin bu riskin bulunmadığını kanıtlaması beklenir.
Göç İdaresi Uygulamaları İçin Sonuçlar
Karar, Göç İdaresi Başkanlığı'nın Uygur Türklerine yönelik uygulamalarını da doğrudan etkilemektedir. G-87 tahdit kodu, somut ve denetlenebilir gerekçelere dayanmalıdır. Salt etnik kimlik veya istihbari değerlendirmeler, tahdit kodu için yeterli değildir. Deport kararlarında 6458 sayılı Kanun'un 55. maddesi titizlikle uygulanmalıdır. Kişiler geri gönderme merkezinde keyfi olarak tutulamaz.
Bireysel Başvuru Yolunun Etkinliği
Karar, Anayasa Mahkemesi'ne bireysel başvurunun sınır dışı kararlarına karşı etkili bir yol olduğunu kanıtlamıştır. Özellikle tedbir kararı mekanizması, başvurucuların yargılama süresince korunmasını sağlamaktadır. İdare mahkemesi kararları kesin olduğundan (istinaf ve temyiz yolu kapalı), Anayasa Mahkemesi'ne bireysel başvuru fiilen tek üst başvuru yolu haline gelmiştir.
Sonuç
Anayasa Mahkemesi'nin Abulikemu Helili kararı, Türk hukukunda geri gönderme yasağının uygulanmasına ilişkin bir milat niteliğindedir. Karar, 6458 sayılı Kanun'un 55. maddesindeki "ciddi emare" kavramını somutlaştırmış ve idare mahkemelerinin bu davalarda nasıl bir inceleme yapması gerektiğini ortaya koymuştur.
Kararın en önemli mesajı şudur: Çin'deki Uygur Türklerine yönelik sistematik insan hakları ihlalleri, artık Türk yargısı tarafından da tanınmaktadır. Bu ihlallerin varlığı uluslararası raporlarla sabittir ve idare mahkemelerinin bu gerçeği görmezden gelmesi mümkün değildir. Hakkında sınır dışı etme kararı alınamayacaklar kategorisinde Uygur Türklerinin yer aldığı, bu kararla teyit edilmiştir.
Türkiye'de yaşayan Uygur Türkleri için bu karar, hukuki güvencelerinin güçlendirilmesi anlamına gelmektedir. Ancak bu güvencelerden yararlanabilmek için hukuki süreçlerin doğru ve zamanında işletilmesi büyük önem taşımaktadır. Sürelerin kısalığı göz önünde bulundurulduğunda, sınır dışı kararı veya G-87 tahdit kodu alan her Uygur Türkü'nün derhal hukuki destek alması hayati önem taşımaktadır.
Sınır dışı kararına nasıl itiraz edileceği, G-87 kodu nasıl kaldırılır soruları ve geri gönderme merkezindeki haklarınız konusunda bir avukattan destek almak, haklarınızı korumanın en etkili yoludur.
Sık Sorulan Sorular
Bu konu hakkında merak edilenler
1 Uygur Türkleri Türkiye'den Çin'e sınır dışı edilebilir mi?
Avukat Esra Ateş
Anayasa Mahkemesi'nin 13 Mayıs 2025 tarihli emsal kararına göre, Uygur Türklerinin Çin'e sınır dışı edilmesi yaşam hakkı ve kötü muamele yasağının ihlali niteliğindedir. 6458 sayılı Kanun'un 55/1-a maddesi uyarınca, sınır dışı edileceği ülkede işkence veya kötü muameleye maruz kalacağına dair ciddi emare bulunan kişiler hakkında sınır dışı kararı alınamaz.
2 G-87 tahdit kodu nedir?
Avukat Esra Ateş
G-87, "genel güvenlik açısından tehlike arz eden" yabancılar hakkında konulan bir sınırlama kodudur. Bu kod konulduğunda Türkiye'ye giriş yasaklanır, sınır dışı kararı alınır, ikamet ve çalışma izinleri iptal edilir ve kişi geri gönderme merkezine sevk edilebilir.
3 G-87 tahdit kodu nasıl kaldırılır?
Avukat Esra Ateş
İki yol bulunmaktadır: Birincisi, Göç İdaresi Başkanlığı'na 60 gün içinde idari itiraz; ikincisi ve daha etkili olanı, Ankara İdare Mahkemelerinde iptal davası açmaktır. Dava dilekçesinde kodun somut delillere dayanmadığı ve Anayasa Mahkemesi içtihatlarına aykırı olduğu ileri sürülmelidir.
4 Sınır dışı kararına nasıl itiraz edilir?
Avukat Esra Ateş
Sınır dışı kararının tebliğinden itibaren 7 gün içinde yetkili idare mahkemesinde iptal davası açılmalıdır. Dava ile birlikte yürütmenin durdurulması talep edilmelidir. İdare mahkemesi kararı olumsuz çıkarsa, 30 gün içinde Anayasa Mahkemesi'ne bireysel başvuru yapılabilir.
5 Geri gönderme yasağı (non-refoulement) nedir?
Avukat Esra Ateş
6458 sayılı Kanun'un 4. maddesinde düzenlenen mutlak nitelikteki bu yasak, hiç kimsenin işkenceye, insanlık dışı muameleye tabi tutulacağı veya hayatının tehdit altında olacağı bir yere gönderilemeyeceğini belirtir. Bu yasak hiçbir istisna kabul etmez; kişinin işlediği iddia edilen suçun ağırlığı dahi bu yasağı ortadan kaldıramaz.
6 Anayasa Mahkemesi'nin Abulikemu Helili kararının önemi nedir?
Avukat Esra Ateş
Bu karar, Çin'deki Uygur Türklerine yönelik sistematik insan hakları ihlallerinin Türk yargısı tarafından tanınmasını sağlamıştır. İspat yükünü tersine çevirerek, artık idarenin Çin'de risk bulunmadığını kanıtlaması gerektiğini ortaya koymuştur.
7 Geri gönderme merkezinde ne kadar süre tutulabilirim?
Avukat Esra Ateş
İdari gözetim süresi 6 ayı geçemez, ancak istisnai hallerde 6 ay daha uzatılabilir. Kaçma ve kaybolma şüphesi bulunmayan kişiler, idari gözetim yerine imza yükümlülüğü gibi alternatif tedbirlerin uygulanmasını talep edebilir. Sulh ceza hakimliğine itiraz hakkınız bulunmaktadır.
8 "Ciddi emare" kavramı ne anlama gelir?
Avukat Esra Ateş
6458 sayılı Kanun'un 55. maddesi, sınır dışı yasağı için "somut delil" değil "ciddi emare" aramaktadır. BM, AİHM ve İnsan Hakları İzleme Örgütü gibi kuruluşların Çin'deki duruma ilişkin raporları, bu koşulun karşılandığını göstermek için yeterlidir.
9 Uygur Türkü olarak hangi uluslararası raporlara dayanabilirim?
Avukat Esra Ateş
BM İnsan Hakları Yüksek Komiserliği'nin 2022 raporu, AİHM'in M.A./Bulgaristan ve A.B./Malta kararları, Bağımsız Uygur Mahkemesi'nin 2021 kararı ve Human Rights Watch'un 2025 tarihli "Protected No More" raporu başlıca kaynaklardır. Bu raporlar Çin'deki sistematik ihlalleri belgelemektedir.
10 Sınır dışı davasında avukat tutmak neden önemlidir?
Avukat Esra Ateş
Süreler son derece kısadır (sınır dışı kararına 7 gün, AYM başvurusu için 30 gün). Anayasa Mahkemesi içtihatları ve uluslararası raporlara yapılacak atıflar davanın sonucunu doğrudan etkiler. Geri gönderme merkezindeki kişilerin dış dünyayla iletişimi kısıtlı olduğundan, avukat yardımı olmaksızın hukuki süreçleri takip etmek neredeyse imkânsızdır.
Detaylı bilgi için bizimle iletişime geçin .
Yorumlar (0)
İsim
Onay BekliyorAz önce
Yorum metni
Bu yorum sadece size görünüyor. Onaylandıktan sonra herkese açık olacaktır.
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun!