Velayet hakkı, anne ve babaya çocuk üzerinde sınırsız bir tahakküm kurma yetkisi vermez. Aksine bu hak, çocuğun menfaatlerini korumak için verilen hukuki bir "görev"dir. Eğer velayet sahibi ebeveyn, bu hakkı kişisel hırslarıyla diğer ebeveyne karşı bir silah olarak kullanıyorsa, hukuk buna "Velayet Hakkının Kötüye Kullanılması" der.
Velayet Hakkının Kötüye Kullanılması ve Velayetin İptali
Velayet hakkı, anne ve babaya çocuk üzerinde sınırsız bir tahakküm kurma yetkisi vermez. Aksine bu hak, çocuğun menfaatlerini korumak için verilen hukuki bir "görev"dir. Eğer velayet sahibi ebeveyn, bu hakkı kişisel hırslarıyla diğer ebeveyne karşı bir silah olarak kullanıyorsa, hukuk buna "Velayet Hakkının Kötüye Kullanılması" der.
Velayet Hakkının Kötüye Kullanılması Nedir?
Velayet hakkının kötüye kullanılması; velayet sahibi ebeveynin, kişisel hırsları nedeniyle çocuğu diğer ebeveyne göstermemesi (görüşme engelini sistematik hale getirmesi), çocuğu diğer ebeveyne karşı kışkırtması (ebeveyne yabancılaşma) veya çocuğun eğitim/sağlık haklarını aksatmasıdır. Yargıtay'a göre bu durum, dürüstlük kuralına aykırıdır ve velayet hakkının amacına aykırı kullanılması nedeniyle velayetin değiştirilmesi (iptali) için en somut yasal gerekçedir.
Velayet Hakkının Kötüye Kullanılması Sayılan Haller
Mahkemeler ve Yargıtay, aşağıdaki davranışları velayetin kötüye kullanılması olarak kabul etmektedir:
1. Sistematik Olarak Görüşme Engelini Çıkarmak
Mahkeme kararıyla belirlenen günlerde (hafta sonları, bayramlar vb.) çocuğun diğer ebeveyne gösterilmemesidir. "Çocuk uyuyor", "Dışarıdayız", "Çocuk gelmek istemiyor" gibi bahanelerin süreklilik arz etmesi, velayet hakkının dürüstlük kuralına aykırı kullanıldığını kanıtlar.
2. Ebeveyne Yabancılaşma Sendromu
Velayet sahibi tarafın, çocuğu diğer ebeveynden soğutmak için uyguladığı psikolojik şiddettir. Çocuğa; "Baban/Annen bizi terk etti", "Seni sevmiyor", "O kötü biri" gibi telkinlerde bulunmak, çocuğun diğer ebeveynle bağını koparmak ağır bir kötüye kullanmadır.
3. Haberleşme ve Bilgi Alma Hakkının Kısıtlanması
Diğer ebeveynin çocukla telefonla, görüntülü aramalarla konuşmasının engellenmesi veya çocuğun eğitim (okul) ve sağlık (hastane) durumu hakkında bilgi verilmemesi.
4. Keyfi Adres Değişiklikleri ve Kaçırma
Diğer ebeveynin çocukla görüşmesini imkansız kılmak amacıyla, mahkemeye haber vermeden uzak bir şehre taşınmak veya çocuğu gizlice alıp gitmek.
Velayet Hakkı Kötüye Kullanılırsa Ne Yapılabilir?
Eğer bu durumlardan biriyle karşı karşıyaysanız, hukuki olarak şu adımları atmalısınız:
1. Çocuk Teslimi
Mahkeme kararı olmasına rağmen çocuk gösterilmiyorsa, Adli Destek ve Mağdur Hizmetleri Müdürlüğü (bu işlem önceden icra dairesi üzerinden yürütülürdü) üzerinden çocuk teslimi talep edilmelidir. Bu süreçte tutulan tutanaklar, velayetin iptali davasında en güçlü delildir.
2. Disiplin hapsi
Karara aykırı davranan ebeveyn hakkında disiplin hapsi uygulanabilir. Burada güncel bir değişikliğe dikkat etmek gerekir: çocuk teslimi ve kişisel ilişki kurulmasına ilişkin hükümler İcra ve İflas Kanunu’ndan çıkarılarak 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’na taşınmıştır. Bu nedenle teslim için başvuru artık adli destek ve mağdur hizmetleri müdürlüğüne yapılır; teslim emrine aykırılık hâlinde bir ay içinde, müdürlüğün bulunduğu yer aile mahkemesine şikâyette bulunulur ve disiplin hapsine bu mahkeme karar verir.
3. Velayetin Değiştirilmesi Davası
Kötüye kullanımın ispatlanması durumunda Velayetin Değiştirilmesi Davası açılmalıdır. Kanun da kişisel ilişki düzenlemesinin gereklerini yerine getirmeyen velayet sahibi bakımından, çocuğun menfaatine aykırı olmamak kaydıyla velayetin değiştirilebileceğini açıkça düzenler; bu husus kişisel ilişki kararında taraflara ihtar edilir.
Görevli mahkeme ve izlenecek sıra
Velayete ilişkin taleplerde görevli mahkeme aile mahkemesidir. Talepler süreye tabi değildir; ancak ihlalin belgelenmesi zamana bağlı olduğundan bekleme ispat gücünü zayıflatır.
İzlenecek sıra şudur: önce teslim işlemlerinin resmî yoldan yürütülmesi ve tutanakların oluşturulması, sonra bu tutanaklara dayanarak velayetin değiştirilmesi ya da kişisel ilişkinin yeniden düzenlenmesi talebi.
Kişisel ilişkinin yeniden düzenlenmesi
Kanun, yeni olguların zorunlu kılması hâlinde hâkime kişisel ilişki düzenlemesini değiştirme yetkisi tanır. Bu, velayetin değiştirilmesinden daha hızlı sonuç veren bir yoldur.
Talep edilirken engellemenin süreklilik gösterdiğinin ortaya konması gerekir: tek bir görüşmenin gerçekleşmemesi yeterli değildir, tutanaklarla desteklenen bir örüntü aranır.
Çocuğun beyanı ve yabancılaşma
Çocuğun bir ebeveyni gerekçesiz biçimde reddetmesi, beyanın olduğu gibi kabul edilmesini gerektirmez. Bu hâlde uzman incelemesi derinleştirilir ve beyanın yönlendirme sonucu olup olmadığı değerlendirilir; bkz. sosyal inceleme raporu ve çocuğun dinlenmesi.
Bu sayfadaki bilgiler genel bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye niteliği taşımaz.
Sık Sorulan Sorular
Bu konu hakkında merak edilenler
1 Velayetin kaldırılması ile değiştirilmesi aynı mı?
Avukat Esra Ateş
Değildir. Değiştirme velayeti diğer ebeveyne verir; kaldırma ise velayet hakkının sona ermesi sonucunu doğurur ve daha ağır hâllere özgüdür.
2 Velayet kaldırılırsa çocuk kime verilir?
Avukat Esra Ateş
Diğer ebeveyne verilebilir; şartlar oluşmazsa çocuğa vasi atanması gündeme gelir.
3 Nafaka yükümlülüğü sona erer mi?
Avukat Esra Ateş
Ermez. Velayetin kaldırılması, çocuğun bakım giderlerine katılma yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz.
4 İhbar üzerine resen harekete geçilir mi?
Avukat Esra Ateş
Çocuğun korunmasına ilişkin tedbirler bakımından ilgili makamlar resen harekete geçebilir; ihbar bu süreci başlatabilir.
Detaylı bilgi için bizimle iletişime geçin .
Yorumlar (0)
İsim
Onay BekliyorAz önce
Yorum metni
Bu yorum sadece size görünüyor. Onaylandıktan sonra herkese açık olacaktır.
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun!