Av. Esra Ateş Sızlanan
Avukat
G-87 tahdit kodu, Göç İdaresi tarafından genel güvenlik gerekçesiyle konulan süresiz Türkiye giriş yasağıdır. G-87 tahdit kodunun kaldırılması için idari itiraz veya iptal davası açılır.19 Ocak 2026 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesi kararına göre soyut istihbarat G-87 tahdit kodu koymak için yeterli değildir. Soyut istihbarat gerekçesi ile konulan G-87 tahdit kodları 19 Ocak 2026 tarihli Anayasa Mahkemesi kararından sonra başka somut delil yoksa kaldırılmak zorundadır.
📹 Video Anlatım
Aşağıdaki videomuzda G-87 Tahdit Kodu Nedir? Nasıl Kaldırılır? (2026 Güncel Rehber) konusunu görsel olarak ele aldık. Video sonrasında konuyu yazılı olarak detaylı şekilde inceleyebilirsiniz.
Video Anlatım
Av. Esra Ateş
Video Metni (Transcript)
G-87 tahdit kodu, Göç İdaresi tarafından genel güvenlik gerekçesiyle konulan süresiz Türkiye giriş yasağıdır. G-87 tahdit kodunun kaldırılması için idari itiraz veya iptal davası açılır. 19 Ocak 2026 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesi kararına göre soyut istihbarat G-87 tahdit kodu koymak için yeterli değildir. Soyut istihbarat gerekçesi ile konulan G-87 tahdit kodları 19 Ocak 2026 tarihli Anayasa Mahkemesi kararından sonra somut delil yoksa kaldırılmak zorundadır.
Bu rehberde G-87 tahdit kodunun ne anlama geldiğini, hangi durumlarda konulduğunu, nasıl sorgulandığını ve en önemlisi nasıl kaldırılacağını 19 Ocak 2026 tarihli güncel Anayasa Mahkemesi kararı ışığında detaylı şekilde açıklıyoruz.
G-87 Tahdit Kodu Ne Anlama Gelir?
G-87 tahdit kodu, 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu'nun 9. maddesi kapsamında Göç İdaresi Başkanlığı tarafından uygulanan idari bir yaptırımdır. Bu kod, kamu düzeni ve genel güvenlik açısından sakıncalı görülen yabancıların Türkiye'ye girişini süresiz olarak yasaklamak amacıyla konulmaktadır.
Uygulamada G-87 kodu "genel güvenlik kodu" veya "kamu güvenliği tahdit kodu" olarak da bilinmektedir. Göç İdaresi Başkanlığı bu kodu GÖÇNET sistemi içindeki Giriş Yasağı Sorgulama Modülüne işlemektedir. Hakkında G-87 tahdit kodu bulunan her yabancı için sistemde ayrı bir sicil kaydı tutulmaktadır.
G-87 Tahdit Kodunun Yasal Dayanağı Nedir?
G-87 tahdit kodunun hukuki dayanağı 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu'nun 9. maddesidir. Bu madde şu şekilde düzenlenmiştir:
"Genel Müdürlük, gerektiğinde ilgili kamu kurum ve kuruluşlarının görüşlerini alarak, kamu düzeni veya kamu güvenliği ya da kamu sağlığı açısından Türkiye'ye girmesinde sakınca görülen yabancıların ülkeye girişini yasaklayabilir."
Bu yasal düzenleme Göç İdaresi Başkanlığına geniş bir takdir yetkisi tanımaktadır. Ancak 19 Ocak 2026 tarihli Anayasa Mahkemesi kararı bu takdir yetkisinin sınırlarını net bir şekilde belirlemiştir.
G-87 Tahdit Kodu Konulursa Ne Olur?
Hakkında G-87 tahdit kodu konulan yabancı birçok olumsuz sonuçla karşı karşıya kalmaktadır. Bu yabancının Türkiye'ye girişi süresiz olarak yasaklanmaktadır. Eğer yabancı halihazırda Türkiye'de bulunuyorsa hakkında sınır dışı etme kararı yani deport kararı alınmaktadır. Sınır dışı kararı verilen yabancı idari gözetim altına alınarak Geri Gönderme Merkezine konulabilmektedir.
G-87 tahdit kodu konulan yabancının mevcut ikamet izni ve çalışma izni iptal edilmektedir. Bu yabancının bundan sonraki tüm vize başvuruları reddedilmektedir. Kısacası G-87 kodu yabancının Türkiye ile tüm yasal bağlarını kesen ağır bir idari yaptırımdır.
G-87 Tahdit Kodu Hangi Durumlarda Konulur?
G-87 tahdit kodu yabancının Türkiye'nin genel güvenliği açısından tehdit oluşturduğu şüphesi veya tespiti üzerine konulmaktadır. Burada dikkat edilmesi gereken önemli bir husus bulunmaktadır. Bu kodun konulması için kesinleşmiş bir mahkumiyet kararı aranmamaktadır. İdari değerlendirme ve istihbari bilgiler kodun konulması için yeterli görülmektedir.
G-87 Tahdit Kodunun Konulma Nedenleri
G-87 tahdit kodu çeşitli gerekçelerle konulabilmektedir. En yaygın konulma nedeni terör bağlantısı şüphesidir. Terör örgütleriyle irtibat veya iltisak iddiası bulunan yabancılar hakkında bu kod konulmaktadır. Suriye ve Irak gibi çatışma bölgelerine geçiş için Türkiye'yi kullandığı değerlendirilen yabancılar da G-87 koduyla karşılaşmaktadır.
Organize suç örgütleriyle bağlantı şüphesi bulunan yabancılar hakkında da G-87 kodu konulmaktadır. MİT, Emniyet İstihbarat veya INTERPOL kaynaklı istihbari bilgiler de kodun konulmasına gerekçe oluşturabilmektedir. Radikalleşme eğilimi gösterdiği değerlendirilen veya kamu düzenini tehdit eden faaliyetlerde bulunduğu tespit edilen yabancılar da bu kodla karşılaşabilmektedir.
G-87 Tahdit Kodunu Hangi Kurumlar Koyabilir?
G-87 tahdit kodunu koyma yetkisi birden fazla kuruma tanınmıştır. Göç İdaresi Başkanlığı bu kodun konulmasında birincil yetkili kurumdur. İl Göç İdaresi Müdürlükleri de kendi yetki alanlarında bu kodu koyabilmektedir. Emniyet Genel Müdürlüğü istihbarat raporlarına dayanarak kodun konulmasını talep edebilmektedir. Hudut kapısı personeli de sınırda tespit ettikleri durumlarda bu kodu uygulayabilmektedir.
19 Ocak 2026 AYM Kararı: Somut Delil Şartı
19 Ocak 2026 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesi kararı G-87 tahdit kodunun konulması için somut delil şartı getirmiştir. Bu karar öncesinde soyut istihbari bilgiler kodun konulması için yeterli görülmekteydi. Ancak artık durum değişmiştir.
Anayasa Mahkemesi kararında şu ifadelere yer verilmiştir:
"Kamu makamlarının soyut şekilde kişinin millî güvenlik bakımından tehlike oluşturduğunu ileri sürmeleri yeterli değildir. Kamu makamlarının mutlaka somut olayın koşulları içinde kişinin millî güvenliği tehlikeye atacak nitelikteki faaliyetlerde bulunduğuna dair yeterli ve ciddi bilgileri yargı mercilerine sunması gerekir."
Bu karar G-87 tahdit kodu davalarında ezber bozan bir gelişmedir. Artık idare somut delil sunmak zorundadır ve soyut istihbarata dayanan kodlar iptal edilebilecektir.
19 Ocak 2026 AYM Kararı: Uluslararası Rapor Şartı
19 Ocak 2026 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesi kararı G-87 tahdit kodu davalarında uluslararası raporların dikkate alınmasını zorunlu hale getirmiştir. Anayasa Mahkemesi bu kararında BM İnsan Hakları Yüksek Komiserliği, ABD Dışişleri Bakanlığı, Avrupa Parlamentosu, İnsan Hakları İzleme Örgütü ve Uluslararası Af Örgütü raporlarına açıkça atıf yapmıştır. Mahkeme İstanbul 1. İdare Mahkemesinin bu raporları dikkate almadan karar vermesini ağır şekilde eleştirmiştir. Bu karara göre idare mahkemeleri artık sınır dışı ve G-87 davalarında menşe ülkenin insan hakları durumunu uluslararası raporlar ışığında değerlendirmek zorundadır. Raporlarda sistematik insan hakları ihlali, işkence, kötü muamele veya ölüm riski tespit edilen ülkelere yabancı geri gönderilemez. Avukatların dava dilekçelerine BM, AİHM, ABD ve AB kaynaklı güncel raporları eklemesi artık zorunluluk haline gelmiştir.
G-87 Tahdit Kodu Nasıl Sorgulanır?
G-87 tahdit kodu genellikle yabancı tarafından beklenmedik bir anda öğrenilmektedir. Çoğu yabancı bu kodun varlığını havalimanı veya sınır kapısında Türkiye'ye giriş yapmaya çalışırken öğrenmektedir. Vize başvurusu reddedildiğinde veya ikamet izni başvurusu reddedildiğinde de bu kod ortaya çıkabilmektedir. Sınır dışı etme kararı tebliğ edildiğinde de yabancı hakkında G-87 kodu bulunduğu anlaşılmaktadır.
G-87 Tahdit Kodu Sorgulama Yöntemleri
G-87 tahdit kodunu sorgulamanın birkaç yöntemi bulunmaktadır. E-Devlet üzerinden sorgulama yapılabilmektedir ancak bu yöntem sadece ikamet izni olan yabancılar için sınırlı erişim sağlamaktadır. Göç İdaresi Başkanlığına yazılı başvuru yaparak da kod hakkında bilgi alınabilmektedir.
En güvenilir ve önerilen yöntem ise avukat aracılığıyla sorgulama yaptırmaktır. Vekaletname ile yetkilendirilen avukat ilgili kurumlardan resmi bilgi talep edebilmektedir. Bu yöntem hem daha hızlı sonuç vermekte hem de hukuki süreç için gerekli belgelerin toplanmasını kolaylaştırmaktadır.
G-87 Tahdit Kodu Nasıl Kaldırılır?
G-87 tahdit kodunun kaldırılması için üç temel yol bulunmaktadır. Birinci yol Göç İdaresi Başkanlığına idari itiraz başvurusu yapmaktır. İkinci yol Ankara İdare Mahkemesinde iptal davası açmaktır. Üçüncü yol ise meşruhatlı vize başvurusudur.
19 Ocak 2026 tarihli Anayasa Mahkemesi kararı sonrasında mahkemelerin bireysel risk değerlendirmesi yapma yükümlülüğü kesinleştiğinden yürütmenin durdurulması talepli iptal davası en etkili yöntem haline gelmiştir.
Birinci Yol: Göç İdaresi Başkanlığına İdari İtiraz
G-87 tahdit koduna karşı Göç İdaresi Başkanlığına idari itiraz başvurusu yapılabilmektedir. Bu başvurunun kodun öğrenilmesinden itibaren 60 gün içinde yapılması gerekmektedir. Göç İdaresi Başkanlığı bu başvuruya 30 gün içinde cevap vermek zorundadır. Eğer 30 gün içinde cevap verilmezse başvuru reddedilmiş sayılmaktadır.
İdari itiraz başvurusu zorunlu bir yol değildir. Yabancı dilerse doğrudan idare mahkemesinde dava açabilmektedir. Ancak idari itiraz yolu daha hızlı sonuç verebilmektedir ve dava açılmadan önce denenmesi tavsiye edilmektedir.
İdari itiraz başvurusunda yabancının kimlik bilgileri ve pasaport fotokopisi sunulmalıdır. G-87 kodunun hukuka aykırı olduğuna dair gerekçeler detaylı şekilde açıklanmalıdır. Varsa adli sicil kaydı ve kovuşturmaya yer olmadığına dair karar gibi destekleyici belgeler eklenmelidir. 19 Ocak 2026 tarihli AYM kararı gereği menşe ülke insan hakları raporları da başvuruya eklenmelidir.
İkinci Yol: İdare Mahkemesinde İptal Davası
G-87 tahdit kodunun iptali için idare mahkemesinde dava açılabilmektedir. Dava açma süresi kodun öğrenilmesinden veya tebliğinden itibaren 60 gündür. Yetkili mahkeme Ankara İdare Mahkemeleridir. Davalı taraf Göç İdaresi Başkanlığı olarak gösterilmektedir.
İptal davasında mutlaka yürütmenin durdurulması talep edilmelidir. Yürütmenin durdurulması kararı alınırsa dava sonuçlanmadan G-87 kodunun etkileri askıya alınmaktadır. Bu sayede yabancı dava süresince Türkiye'ye giriş yapabilmektedir.
19 Ocak 2026 AYM Kararı Işığında Yürütmenin Durdurulması
19 Ocak 2026 tarihli Anayasa Mahkemesi kararı yürütmenin durdurulması taleplerinde yeni argümanlar sunmaktadır. Dava dilekçesinde geri gönderme yasağı yani non-refoulement riski vurgulanmalıdır. Yaşam hakkı ve kötü muamele yasağı tehlikesi açıkça belirtilmelidir.
Menşe ülkedeki insan hakları durumu uluslararası raporlarla desteklenmelidir. Yabancının etnik kökeni, dini ve siyasi görüşü gibi bireysel risk faktörleri detaylı şekilde açıklanmalıdır. Bu argümanlar 19 Ocak 2026 tarihli AYM kararına dayandırılmalıdır.
Üçüncü Yol: Meşruhatlı Vize Başvurusu
Hakkında G-87 tahdit kodu bulunan yabancı belirli koşullarda meşruhatlı vize alarak Türkiye'ye girebilmektedir. Aile birleşim vizesi, tedavi vizesi, öğrenci vizesi ve ticaret vizesi meşruhatlı vize türleri arasında yer almaktadır.
Ancak uygulamada G tahdit kodları bulunan kişilere meşruhatlı vize verilmesi oldukça zordur. Bu yol genellikle son çare olarak değerlendirilmektedir. İdari itiraz veya iptal davası yollarının öncelikle denenmesi tavsiye edilmektedir.
Sınır Dışı Etme Kararına Nasıl İtiraz Edilir?
G-87 tahdit koduna dayanılarak verilen sınır dışı etme kararına yani deport kararına karşı iptal davası açılabilmektedir. Bu dava çok kritik sürelere tabidir ve hızlı hareket edilmesi gerekmektedir.
Sınır Dışı Kararına İtirazda Dikkat Edilmesi Gerekenler
Sınır dışı kararına karşı dava açma süresi kararın tebliğinden itibaren sadece 7 gündür. Bu süre çok kısa olduğundan derhal hukuki yardım alınması gerekmektedir. Yetkili mahkeme sınır dışı kararını veren valiliğin bulunduğu yerdeki idare mahkemesidir.
Süresinde dava açılması halinde sınır dışı işlemleri otomatik olarak durmaktadır. Bu çok önemli bir avantajdır. Mahkeme davayı yaklaşık 3-4 ay içinde karara bağlamaktadır. Bu karar kesindir ve istinaf veya temyiz yoluna başvurulamamaktadır.
19 Ocak 2026 AYM Kararının Sınır Dışı Davalarına Etkisi
19 Ocak 2026 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesi kararı sınır dışı davalarında dönüm noktası niteliğindedir. Anayasa Mahkemesi İstanbul 1. İdare Mahkemesinin kararını ağır şekilde eleştirmiştir.
Kararda şu ifadelere yer verilmiştir:
"İdare Mahkemesi başvurucunun bireysel koşullarını, menşe ülkedeki güncel insan hakları durumunu ve uluslararası raporları dikkate almaksızın karar vermiş; geri gönderilmesi hâlinde maruz kalabileceği riske ilişkin özenli ve titiz bir değerlendirme yapmamıştır."
Bu karar sonrasında tüm idare mahkemeleri bireysel risk değerlendirmesi yapmak zorundadır. Menşe ülke insan hakları raporlarını incelemek zorundadır. BM ve AİHM raporlarını dikkate almak zorundadır. Geri gönderme yasağını değerlendirmek zorundadır.
İdari Gözetim Kararına Nasıl İtiraz Edilir?
G-87 tahdit kodu nedeniyle Geri Gönderme Merkezinde tutulan yabancı idari gözetim kararına itiraz edebilmektedir. İtiraz mercii Sulh Ceza Hakimliğidir. İdari gözetim kararına her zaman itiraz edilebilmektedir ve bu konuda herhangi bir süre kısıtlaması bulunmamaktadır.
Sulh Ceza Hakimliğinin vereceği karar kesindir. Ancak bu kararın sınır dışı işlemlerini durdurmadığına dikkat edilmelidir. Bu nedenle hem idari gözetim kararına itiraz edilmeli hem de sınır dışı kararına karşı iptal davası açılmalıdır. İki hukuki yol birlikte yürütülmelidir.
19 Ocak 2026 Tarihli AYM Kararının Detaylı İncelemesi
19 Ocak 2026 tarihli ve 33142 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesi kararı G-87 tahdit kodu ve sınır dışı davalarında bağlayıcı emsal niteliğindedir. Bu kararın detaylarını bilmek dava stratejisi açısından büyük önem taşımaktadır.
Kararın Künyesi
Bu karar Anayasa Mahkemesi İkinci Bölümü tarafından 13 Mayıs 2025 tarihinde verilmiştir. Başvuru numarası 2021/7144'tür. Başvurucu Çin Halk Cumhuriyeti vatandaşı Uygur kökenli Müslüman Abulikemu Helili'dir. Karar 19 Ocak 2026 tarihinde 33142 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanmıştır. Sonuç oybirliğiyle ihlal kararıdır.
Olayların Özeti
Başvurucu 26 Eylül 2016 tarihinde İstanbul Atatürk Havalimanından Türkiye'ye giriş yapmıştır. 4 Ocak 2018 tarihinde İstanbul İl Göç İdaresi Müdürlüğüne uzun dönem ikamet izni başvurusunda bulunmuştur.
GÖÇNET sistemi üzerinden yapılan sorgulama neticesinde başvurucu hakkında G-87 genel güvenlik tahdit kodu ile giriş yasağı bulunduğu tespit edilmiştir. Ayrıca vize ihlali yaptığı da belirlenmiştir.
İstanbul Valiliği 2 Haziran 2018 tarihinde 6458 sayılı Kanunun 54/1-(d) ve (e) bentleri uyarınca başvurucunun sınır dışı edilmesine karar vermiştir. Başvurucu ayrıca 1 ay süreyle idari gözetim altına alınmıştır.
Başvurucu sınır dışı kararına karşı İstanbul 1. İdare Mahkemesinde iptal davası açmıştır. Mahkeme 17 Aralık 2020 tarihinde davayı kesin olarak reddetmiştir. Bunun üzerine başvurucu Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunmuştur.
İdare Mahkemesinin Hatalı Gerekçesi
İstanbul 1. İdare Mahkemesi kararında şu gerekçelere dayanmıştır:
"Kamu güvenliğini tehdit ettiği değerlendirilen davacı hakkında konulan G-87 genel güvenlik tahdit kaydının bulunduğu, devletin hükümranlık yetkisi uyarınca ülke için tehlike oluşturacağı kanaatine varılan yabancıları sınır dışı etme yetkisinin olduğu dikkate alındığında davacı hakkında oluşan makul şüphe olgusunun sınır dışı etme kararının tesisi için yeterli nitelikte bulunduğu..."
Bu gerekçe Anayasa Mahkemesi tarafından yetersiz bulunmuştur.
Anayasa Mahkemesinin Tedbir Kararı
Anayasa Mahkemesi başvurunun yapılmasının hemen ardından İçtüzüğün 73. maddesi uyarınca sınır dışı etme işleminin tedbiren durdurulmasına karar vermiştir. Bu tedbir kararı sayesinde başvurucu bireysel başvuru sonuçlanana kadar sınır dışı edilememiştir.
Tedbir kararı telafisi güç veya imkansız zararları önlemektedir. Başvurunun etkinliğini sağlamaktadır. Yabancının hayat hakkını koruma altına almaktadır.
Anayasa Mahkemesinin Esas Değerlendirmesi
Anayasa Mahkemesi değerlendirmesini Anayasanın 17. maddesi çerçevesinde yapmıştır. Anayasanın 17. maddesinin 1. fıkrası "Herkes yaşama hakkına sahiptir" demektedir. 3. fıkrası ise "Kimseye işkence ve eziyet yapılamaz, kimse insan haysiyetiyle bağdaşmayan bir cezaya veya muameleye tabi tutulamaz" hükmünü içermektedir.
Anayasa Mahkemesi kötü muamele yasağının mutlak ve istisnasız olduğunu vurgulamıştır. Kararda şu ifadelere yer verilmiştir:
"Kötü muamele yasağıyla ilgili herhangi bir istisna kabul edilmemiştir. Temel hak ve hürriyetlerin kullanılmasının durdurulması başlıklı 15. maddede ise savaş, seferberlik hâllerinde veya olağanüstü hâllerde de maddi ve manevi varlığın bütünlüğüne dokunulamayacağı ifade edilmiştir."
Bu mutlak yasağın sonuçları çok önemlidir. Kötü muamele yasağı hiçbir koşulda askıya alınamamaktadır. Devletin egemenlik yetkisi bu yasağı bertaraf edememektedir. İstihbari bilgiler bile bu yasağı geçersiz kılamamaktadır. Terörle mücadele gerekçesi bile istisna oluşturamamaktadır.
Geri Gönderme Yasağı İlkesi
Anayasa Mahkemesi geri gönderme yasağı yani non-refoulement ilkesini detaylı şekilde açıklamıştır. Kararda şu ifadelere yer verilmiştir:
"Bir yabancının sınır dışı edileceği ülkede Anayasanın 17. maddesinin üçüncü fıkrasına aykırı bir muameleye uğrayacağı konusunda gerçek bir riskle karşı karşıya kalacağına inanılması için esaslı gerekçelerin gösterildiği hâllerde yabancının sınır dışı edilmesi kötü muamele yasağını ihlal edebilir."
Devletin bu konudaki yükümlülükleri açıkça belirlenmiştir. Yabancı risk bulunan ülkeye doğrudan sınır dışı edilemez. Üçüncü ülke aracılığıyla da risk bulunan ülkeye gönderilemez. Gerçek riskin varlığı konusunda titiz inceleme yapılmalıdır. BM ve AİHM raporları değerlendirilmelidir.
Gerçek Risk Değerlendirmesi Kriterleri
Anayasa Mahkemesi gerçek riskin tespitinde değerlendirilmesi gereken kriterleri belirlemiştir.
Ülkenin genel durumu incelenmelidir. Sistematik insan hakları ihlalleri var mı sorusuna cevap aranmalıdır. Belirli gruplara yönelik baskı politikaları uygulanıp uygulanmadığı araştırılmalıdır. Uluslararası raporlardaki tespitler değerlendirilmelidir.
Kişisel durum incelenmelidir. Yabancının etnik kökeni, dini inancı, siyasi görüşü ve belirli bir gruba mensubiyeti dikkate alınmalıdır.
Risk kaynağı değerlendirilmelidir. Riskin kamu görevlilerinden mi yoksa devlet dışı aktörlerden mi kaynaklandığı belirlenmelidir. Devletin koruma sağlama kapasitesi sorgulanmalıdır.
Uluslararası Raporlara Yapılan Atıflar
Anayasa Mahkemesi kararında Çin'in Sincan bölgesindeki insan hakları ihlallerine ilişkin birçok uluslararası rapora atıf yapılmıştır.
BM İnsan Hakları Yüksek Komiserliği 2022 raporunda şu ifadelere yer verilmiştir: "Sincan'da Uygurların ve diğer Müslüman azınlıkların haklarının din veya inanç temelinde ve ulusal güvenlik ve aşırıcılığı önleme bahanesiyle yaygın bir şekilde ihlal edildiğine dair endişelerimizi defalarca dile getirdik."
ABD Dışişleri Bakanlığı raporunda şu tespitler yer almaktadır: "800.000 ila muhtemelen iki milyondan fazla Uygur, etnik Kazak ve diğer Müslümanlar eğitim yoluyla dönüşüm merkezlerinde veya toplama kamplarında gözaltına alındı."
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi M.A. ve diğerleri/Bulgaristan kararında şu ifadelere yer vermiştir: "Başvurucuların Çin'den kaçmaları ve terörle bağlantılı olmakla suçlanmaları, sınır dışı edilmeleri hâlinde keyfî gözaltı, işkence hatta idam cezası riskini artırmaktadır."
Bu raporlar G-87 tahdit kodu davalarında delil olarak kullanılabilmektedir.
İdare Mahkemesi Kararının Eleştirisi
Anayasa Mahkemesi İstanbul 1. İdare Mahkemesinin kararını ağır biçimde eleştirmiştir. Kararda şu ifadelere yer verilmiştir:
"İdare Mahkemesi başvurucunun bireysel koşullarını, menşe ülkedeki güncel insan hakları durumunu ve uluslararası raporları dikkate almaksızın karar vermiş; geri gönderilmesi hâlinde maruz kalabileceği riske ilişkin özenli ve titiz bir değerlendirme yapmamıştır. Dolayısıyla başvurucuya ölüm ve kötü muamele riskiyle karşılaşacağı ülkeye gönderilmesine karşı koruyan etkili usul güvenceleri sağlanmamıştır."
İdare Mahkemesinin eksiklikleri şunlardır. Bireysel değerlendirme yapılmamıştır ve başvurucunun Uygur kökenli Müslüman olması dikkate alınmamıştır. Menşe ülke araştırması yapılmamıştır ve Çin'deki güncel insan hakları durumu incelenmemiştir. Uluslararası raporlar dikkate alınmamıştır ve BM ile AİHM raporları değerlendirilmemiştir. Risk analizi yapılmamıştır ve somut bireyselleştirilmiş değerlendirme eksiktir. Gerekçe yetersizdir ve makul şüphe ifadesi somutlaştırılmamıştır.
Kararın Hükmü
Anayasa Mahkemesi oybirliğiyle şu kararları vermiştir. Yaşam hakkı ve kötü muamele yasağının ihlal edildiğine karar verilmiştir. Kararın yeniden yargılama yapılması için İstanbul 1. İdare Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. Yargılama sonuçlanıncaya kadar başvurucunun sınır dışı edilmemesine karar verilmiştir. 30.000 TL vekalet ücretinin başvurucuya ödenmesine karar verilmiştir.
19 Ocak 2026 AYM Kararının Pratik Sonuçları
19 Ocak 2026 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanmasıyla bu karar bağlayıcı emsal haline gelmiştir. Artık tüm idare mahkemeleri bu karardaki ilkelere uymak zorundadır.
Mahkemelerin Yeni Yükümlülükleri
19 Ocak 2026 sonrasında mahkemeler şunları yapmak zorundadır. Bireysel koşulları titizlikle incelemelidir. Yabancının etnik kökeni, dini ve siyasi görüşü değerlendirilmelidir. Menşe ülke araştırması yapmalıdır. Güncel insan hakları durumu sorgulanmalıdır. Uluslararası raporları değerlendirmelidir. BM, AİHM ve sivil toplum raporları dikkate alınmalıdır. Gerçek risk değerlendirmesi yapmalıdır. Somut ve bireyselleştirilmiş analiz sunulmalıdır. Gerekçeli karar yazmalıdır. Soyut makul şüphe ifadesi artık yeterli değildir.
Dava Süreleri
G-87 Tahdit Kodu Kaldırma Süreleri
İdari itiraz başvurusuna idarenin cevap süresi 30 gündür. İdari başvurunun sonuçlanması ortalama 1-2 ay sürmektedir. İdare mahkemesinde açılan iptal davasının sonuçlanması 8-12 ay arasında değişmektedir. Sınır dışı kararına karşı açılan davanın sonuçlanması 3-4 ay sürmektedir. Anayasa Mahkemesi bireysel başvurusunun sonuçlanması 1-2 yıl arasında değişmektedir.
Emsal Anayasa Mahkemesi Kararı
AYM 2021/7144 sayılı karar 19 Ocak 2026 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanmıştır. Bu karar G-87 tahdit kodu davalarında en güncel ve en önemli emsal karardır. Yaşam hakkı ve kötü muamele yasağının ihlal edildiğine karar verilmiştir. Bireysel risk değerlendirmesi zorunluluğu getirilmiştir.
AYM 2018/6143 sayılı karar 16 Aralık 2020 tarihinde verilmiştir. Bu kararda soyut istihbari bilginin yeterli olmadığı belirlenmiştir. Kararda şu ifadelere yer verilmiştir: "Temel hak ve özgürlüklerin korunması millî güvenlik alanında yapılan faaliyetlerin de keyfîliğe ve kötüye kullanmaya karşı denetlenmesini elzem kılar."
Sonuç
G-87 tahdit kodu yabancılar için ciddi sonuçlar doğuran ağır bir idari yaptırımdır. Ancak 19 Ocak 2026 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesi kararı bu alanda önemli bir dönüm noktası oluşturmuştur.
Bu karara göre artık soyut istihbari bilgiler yeterli değildir ve somut delil şarttır. Mahkemeler bireysel risk değerlendirmesi yapmak zorundadır. Menşe ülke insan hakları durumu araştırılmalıdır. Uluslararası raporlar dikkate alınmalıdır. Geri gönderme yasağı mutlaka değerlendirilmelidir.
Hakkında G-87 tahdit kodu bulunan yabancıların süreleri kaçırmadan hukuki yollara başvurması büyük önem taşımaktadır. Özellikle sınır dışı kararının tebliğinden itibaren 7 günlük dava açma süresi çok kısa olduğundan derhal hukuki yardım alınması gerekmektedir.
19 Ocak 2026 tarihli Anayasa Mahkemesi kararı soyut istihbarata dayanan G-87 kodlarının iptal edilmesi için güçlü bir hukuki dayanak sunmaktadır. Bu fırsatın değerlendirilmesi için deneyimli bir yabancılar hukuku avukatından destek alınması tavsiye edilmektedir.
Video İçeriğini Kaçırdınız mı?
Yukarıda paylaştığımız video anlatımımızı izleyerek konuyu daha kolay öğrenebilirsiniz.
Sık Sorulan Sorular
Bu konu hakkında merak edilenler
1 G-87 tahdit kodu nedir?
Avukat Esra Ateş
G-87 tahdit kodu, 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu'nun 9. maddesi kapsamında Göç İdaresi Başkanlığı tarafından kamu düzeni ve genel güvenlik açısından sakıncalı görülen yabancılara konulan ve Türkiye'ye girişi süresiz olarak yasaklayan idari bir koddur. "Genel güvenlik kodu" olarak da bilinmektedir.
2 G-87 kodu olan yabancı Türkiye'ye girebilir mi?
Avukat Esra Ateş
Hayır. G-87 kodu aktif olduğu sürece yabancı Türkiye'ye giriş yapamaz. Vize başvuruları reddedilir, sınır kapılarından geçişe izin verilmez. Ancak kodun idari başvuru veya mahkeme kararıyla kaldırılması halinde giriş mümkün hale gelir.
3 G-87 kodu ne kadar süreyle geçerlidir?
Avukat Esra Ateş
G-87 tahdit kodu süresiz bir giriş yasağı getirmektedir ve otomatik olarak sona ermez. Kod, yalnızca Göç İdaresi Başkanlığı'na yapılan idari itiraz (1-3 ay), İdare Mahkemesinde açılan iptal davası (8-12 ay) veya Anayasa Mahkemesi bireysel başvurusu sonucunda kaldırılabilir.
4 G-87 tahdit kodu nasıl sorgulanır?
Avukat Esra Ateş
E-Devlet üzerinden (sınırlı), Göç İdaresi Başkanlığı'na yazılı başvuru ile veya sınır kapısında giriş denemesi sırasında öğrenilebilir. En güvenilir yöntem, avukat aracılığıyla vekaletname ile sorgulama yaptırmaktır.
5 G-87 koduna itiraz süresi ne kadardır?
Avukat Esra Ateş
İdari itiraz ve iptal davası açma süresi, kodun öğrenilmesinden veya tebliğinden itibaren 60 gündür. Sınır dışı kararına itiraz süresi ise yalnızca 7 gündür
6 G-87 kodu kaldırılması ne kadar sürer?
Avukat Esra Ateş
İdari başvuru yoluyla 1-2 ay, iptal davası yoluyla 8-12 ay sürebilmektedir. Yürütmenin durdurulması kararı alınması halinde, dava sonuçlanmadan giriş yasağı askıya alınabilir.
7 G-87 ile G-82 arasındaki fark nedir?
Avukat Esra Ateş
G-82 kodu "milli güvenlik aleyhine faaliyet" gerekçesiyle, G-87 kodu ise "genel güvenlik" gerekçesiyle konulmaktadır. Her iki kod da süresiz giriş yasağı getirmekte ve benzer hukuki yollarla kaldırılabilmektedir.
8 19 Ocak 2026 AYM kararı deport kaldırma ve sınır dışı davaları için ne anlama geliyor?
Avukat Esra Ateş
19 Ocak 2026 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesi 2021/7144 sayılı kararı, G-87 ve sınır dışı davalarında emsal niteliğindedir. Bu karara göre mahkemeler, yabancının bireysel koşullarını, menşe ülkedeki insan hakları durumunu ve uluslararası raporları değerlendirmek zorundadır.
9 Hakkımda KYOK kararı var, G-87 kodu kaldırılır mı?
Avukat Esra Ateş
Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karar (KYOK), G-87 kodunun kaldırılması için önemli bir delildir. Ancak tek başına kodun otomatik kaldırılmasını sağlamaz; idari başvuru veya dava yoluyla talep edilmesi gerekir.
10 Geri Gönderme Merkezi'nde tutuluyorum, ne yapmalıyım?
Avukat Esra Ateş
Derhal bir yabancılar hukuku avukatıyla iletişime geçilmeli, hem sınır dışı kararına karşı iptal davası (7 gün içinde) açılmalı hem de idari gözetim kararına itiraz edilmelidir. Sınır dışı davası açılması halinde deport işlemleri otomatik olarak durur.
11 G-87 kodu kaldırıldıktan sonra tekrar konulabilir mi?
Avukat Esra Ateş
Evet. Kodun kaldırılmasından sonra yeni istihbari bilgiler veya gelişmeler nedeniyle yeniden G-87 kodu konulması mümkündür. Ancak bu durumda da aynı hukuki yollara başvurulabilir.
Detaylı bilgi için bizimle iletişime geçin .
Yorumlar (0)
İsim
Onay BekliyorAz önce
Yorum metni
Bu yorum sadece size görünüyor. Onaylandıktan sonra herkese açık olacaktır.
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun!