Av. Esra Ateş Sızlanan
Avukat
Kısırlık tek başına boşanma sebebi değildir. Yargıtay'a göre kısırlık, kişinin iradesine bağlı olmayan bir sağlık sorunu olup kısır olan eş salt bu sebeple kusurlu sayılamaz. Ancak kısırlığın yol açtığı geçimsizlik evlilik birliğini temelinden sarsmışsa boşanma sebebidir. Çocuk sahibi olmayı istememek ise boşanma sebebidir. Makul bir gerekçesi olmaksızın çocuk istemeyen, tüp bebek tedavisine katılmayı reddeden veya eşinin tedavisine destek vermeyen taraf kusurlu kabul edilir.
Çocuk Sahibi Olmayı İstememek Boşanma Sebebi Midir?
Çocuk sahibi olmayı istememek ile çocuk sahibi olamamak arasında önemli bir hukuki fark bulunmaktadır. Kısırlık, kişinin elinde olmayan tıbbi bir durum iken; çocuk istememek, bilinçli bir tercih ve irade beyanıdır.
Çocuk sahibi olmayı istememek, diğer eş için evlilik birliğini temelinden sarsacak derecede çekilmez hale getirirse boşanma nedeni olarak kabul edilmektedir. Evlenmeyle birlikte çocuk sahibi olma beklentisi doğal olarak oluşmakta olup, TMK m. 185 ile öngörülen eşlerin evlilik birliğinin mutluluğunu elbirliğiyle sağlama ve birbirlerine yardımcı olma yükümlülükleri, çocuk sahibi olma beklentilerinin karşılanmasını da kapsamaktadır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi birçok kararında, eşlerden birinin makul bir sebebi olmaksızın ısrarla çocuk sahibi olmak istememesinin evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına yol açtığını kabul etmiştir. Ancak çocuk istememek tek başına boşanma sebebi sayılmamakta; bu durumun evlilik birliğini sürdürülemez kılıp kılmadığı hakimin takdiriyle belirlenmektedir.
Eşler Çocuk Sahibi Olmaya Zorlanabilir Mi?
Türk aile hukuku mevzuatında eşleri çocuk sahibi olmaya zorlayan bir düzenleme bulunmamaktadır. Kimsenin üreme gibi bir ödev yükleyen kural, yasa veya içtihat mevcut değildir. Dolayısıyla eşlerden biri, diğerini çocuk sahibi olmaya zorlayamaz. Ancak bu durum, evlilik birliğinin yıpranmasına ve nihayetinde boşanma davasına konu edilebilir.
Kısırlık nedeniyle boşanma, Türk aile hukukunda sıkça gündeme gelen ve Yargıtay'ın yerleşik içtihatları ile sınırları çizilmiş önemli bir konudur. Evlilik birliğinin kurulmasıyla birlikte eşlerin çocuk sahibi olma beklentisi doğal bir süreç olarak ortaya çıkar. Ancak eşlerden birinin kısır olması veya çocuk sahibi olmayı istememesi, evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına yol açabilir. Peki kısırlık tek başına boşanma sebebi midir? Çocuk sahibi olamama nedeniyle boşanma davası açılabilir mi? Bu makalemizde konuyu Yargıtay kararları ve güncel Hukuk Genel Kurulu içtihatları ışığında detaylı bir şekilde ele alacağız.
Kısırlık Tek Başına Boşanma Sebebi Midir?
Türk hukukunda kısırlık (infertilite) tek başına bir boşanma sebebi olarak kabul edilmemektedir. Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına göre kısırlık bir hastalık olup, akıl hastalığı dışında hiçbir hastalık boşanma için tek başına haklı bir sebep teşkil etmez. Kişinin kendi iradesi dışında maruz kaldığı bir sağlık sorunu nedeniyle kusurlu kabul edilmesi hukuka aykırıdır.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, kararında bu hususta çok net bir belirleme yapmıştır: "Kadının doğurgan olmaması başlı başına bir boşanma sebebi olarak kabul edilemez."
Yine Yargıtay 2. Hukuk Dairesi kararında "Taraflardan birinin çocuğunun olmaması boşanma nedeni olamaz" şeklinde hüküm kurmuştur.
Yargıtay, kısırlığı bir tür "semavi afet" olarak nitelendirmektedir. Eşlerden birinin kendi iradesi dışında maruz kaldığı bir rahatsızlık sebebiyle çocuk sahibi olamaması, eşlerin birlikte göğüslemeleri gereken bir durumdur. Sağlıklı eşin bu sebeple boşanmayı istemesi meşru, haklı, adil ve iyiniyetli bir düşünce olarak kabul edilememektedir.
Kısırlık Hangi Hallerde Boşanmayı Etkiler?
Kısırlık tek başına boşanma sebebi olmasa da, çocuk sahibi olamama durumunun tarafların huzur ve düzenini bozarak evlilik birliğini temelinden sarsması halinde, hakimin takdiriyle boşanmaya karar verilebilir. Burada önemli olan husus, kısırlığın kendisi değil, bu durumun evlilik birliğine olan etkisidir.
Türk Medeni Kanunu'nun 166. maddesinin 1. fıkrasına göre: "Evlilik birliği, ortak hayatı sürdürmeleri kendilerinden beklenmeyecek derecede temelinden sarsılmış olursa, eşlerden her biri boşanma davası açabilir." Bu hüküm çerçevesinde kısırlık nedeniyle yaşanan anlaşmazlıklar, evlilik birliğinin temelinden sarsılması genel boşanma sebebi kapsamında değerlendirilebilir.
Kısırlığı Gizleyerek Evlenme ve Hukuki Sonuçları
Kısırlık nedeniyle boşanma davalarında kusur değerlendirmesinin önemli bir boyutunu, eşin kısırlığını gizleyerek evlenmiş olması oluşturmaktadır.
Evlenmeden Önce Kısırlığını Bildirme Yükümlülüğü
TMK'nın 2. maddesinde düzenlenen dürüstlük kuralı uyarınca, çocuk sahibi olamayacağını bilen bir eşin bu durumu evlenmeden önce diğer eşe bildirmesi beklenir. Kısırlığını bilerek gizleyen ve bu şekilde evlenen eş, dürüstlük kuralına aykırı davranmış olur.
Kısırlığın Gizlenmesi Halinde Kusur Durumu
Eğer eş kısır olduğunu evlenmeden önce söylemiş ve bu şekilde evlenmişlerse, kısır eşe kusur yükletilemez. Ancak kısır olduğunu gizleyerek evlenen eş bakımından kusur söz konusu olabilir. Bu durumda diğer eş, evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle boşanma davası açabilir ve gizleme fiilini kusur olarak ileri sürebilir.
Kısırlığın gizlenmesi aynı zamanda TMK m. 150'de düzenlenen "yanılma" sebebiyle evlenmenin iptali davasının da konusu olabilir. Diğer eşin, eşinin kısır olduğunu bilseydi evlenmeyeceği ispatlanırsa, evlenmenin iptali kararı verilebilir.
Tüp Bebek Tedavisini Reddetmek Boşanma Sebebi Midir?
Kısırlık durumunda tüp bebek, aşılama veya ameliyat gibi tıbbi tedavi yöntemleri ile çocuk sahibi olmak mümkün olabilir. Ancak bu tedavilerin başarılı olabilmesi için her iki eşin de katılımı ve desteği gerekmektedir. Yargıtay kararlarına göre, kısır olan eşin tedavisine destek vermemek, bebek sahibi olmak isteyen kısır eşe yardım etmemek, evliliğin eşlere yüklediği ödevlerin ihlali sayılmaktadır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi kararlarına göre; doğal yollardan çocuk sahibi olunamaması nedeniyle tüp bebek tedavisini reddetmek, taraflar açısından ortak hayatı temelinden sarsacak derecede ve birliğin devamına imkan veremeyecek derecede bir geçimsizlik kabul edilmekte olup boşanma sebebi olarak sayılabilmektedir.
Bu kapsamda tüp bebek gibi tedavilerde eşine yardımcı olmayan, tedavi masraflarına katılmayan veya tedaviyi engelleyen eş boşanmada kusurlu olarak kabul edilmektedir.
Eşin Habersiz Kürtaj Olması ve Boşanma
Evlilik birliği içerisinde gebeliğin sona erdirilmesi, yani kürtaj konusu çocuk sahibi olma meselesiyle doğrudan bağlantılıdır. Evlilik içerisinde eşler, diğerinin rızası ve açık izni olmaksızın kürtaj olamazlar.
Türk Ceza Kanunu'nun 99. ve 100. maddelerine göre, 10 haftadan fazla olan bebeğin kürtajı cezai yaptırım gerektirmektedir. Gebeliği sona erdirmeyi hiç kimse diğerine zorlayamaz. Diğer eşin iznini almadan kürtaj olan eşe karşı boşanma davası açılabilir ve bu durumda kürtaj olan eş kusurlu kabul edilir.
Kısırlık Nedeniyle Boşanmada Kusur Değerlendirmesi
Kısırlık nedeniyle boşanma davalarında kusur değerlendirmesi son derece önemlidir. Zira tazminat ve nafaka talepleri doğrudan kusur durumuna bağlıdır. Yargıtay, her bir boşanma davasındaki kusur durumunun kendine özgü ve o evliliğe münhasır olduğunu kabul etmektedir.
Kısır Eşin Kusuru Ne Zaman Oluşur?
Kısır eşin kusurlu sayılabileceği haller şunlardır:
• Kısır olduğunu bilerek gizlemesi ve bu şekilde evlenmesi
• Tedaviye yanaşmaması, ameliyat veya tüp bebek tedavisini reddetmesi
• Tedaviye yönelik üzerine düşen çabayı göstermemesi, ilaçları kullanmak istememesi
• Tedavi masraflarını karşılamaması veya tedavi sürecini sabote etmesi
Sağlıklı Eşin Kusuru Ne Zaman Oluşur?
Sağlıklı eşin kusurlu sayılabileceği haller ise şunlardır:
• Kısır eşe "sen kısırsın" şeklinde hakaret etmesi, aşağılaması
• Kısır eşin tedavi sürecini beklememesi, sabırsız davranması
• Tedavi devam ederken boşanma davası açması
• Kısır eşin tedavisine destek vermemesi, tedavi masraflarına katılmaması
• Ailesinin kısır eşe yönelik hakaret ve aşağılamalarına sessiz kalması
Kısırlık Nedeniyle Boşanmada Tazminat ve Nafaka
Maddi Tazminat
TMK'nın 174/1. maddesine göre, mevcut veya beklenen menfaatleri boşanma yüzünden zedelenen kusursuz veya daha az kusurlu taraf, kusurlu taraftan uygun bir maddi tazminat isteyebilir. Kısırlık nedeniyle boşanma davalarında, az kusurlu olan eş maddi tazminat talep edebilir. Ancak eşit kusur halinde hiçbir taraf lehine maddi tazminata hükmedilemez.
Manevi Tazminat
TMK'nın 174/2. maddesine göre, boşanmaya sebep olan olaylar yüzünden kişilik hakkı saldırıya uğrayan taraf, kusurlu olan diğer taraftan manevi tazminat talep edebilir. Kısır eşe yönelik hakaret, aşağılama gibi davranışlar kişilik haklarına saldırı niteliğindedir ve manevi tazminata hükmedilmesini gerektirir. Yine eşit kusur halinde manevi tazminata karar verilemez.
Nafaka Hakları
Boşanma davası süresince ve sonrasında nafaka hakları kusur durumuna göre belirlenir. Yoksulluk nafakası, boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek olan tarafın diğer taraftan talep edebileceği nafakadır. Ancak nafaka talep eden tarafın kusurunun daha ağır olmaması gerekmektedir. İştirak nafakası ise çocuk sahibi olunan durumlarda söz konusu olup kısırlık nedeniyle boşanma davalarında genellikle müşterek çocuk bulunmadığından iştirak nafakası gündeme gelmemektedir.
Kısırlık ve Boşanma Hakkında Yargıtay Kararları
Aşağıda kısırlık ve çocuk sahibi olamama nedeniyle boşanma konusunda emsal niteliğindeki Yargıtay kararlarını inceliyoruz.
1. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu – E. 2023/949, K. 2025/394 (25.06.2025)
Güncel ve Emsal Niteliğinde Karar: Bu karar, kısırlık nedeniyle boşanma davalarında en güncel ve kapsamlı Hukuk Genel Kurulu kararıdır.
Dava konusu: Taraflar 2017'de evlenmiş, çocuk sahibi olamamaları üzerine hastaneye başvurmuşlardır. Yapılan testlerde erkek eşte "hormonların normal düzeyin altında kaldığı, genetik sorunların olabileceği ve iyi huylu beyin tümörü" tespit edilmiştir. Doktor ameliyat ve sonrasında tüp bebek tedavisi ile çocuk sahibi olabileceklerini belirtmiştir. Erkek eş ameliyatı reddetmiş, kadın eş ise tedavi sürecinin uzun olacağını düşünerek boşanma davası açmıştır.
Kadın eşin kusurlu davranışları: Kadının annesi ve teyzesi tarafından erkeğe "sen kısırsın, senin çocuğun olmuyor" şeklinde hakaret edilmesi, kadın eşin "çocuk için eşini beklemeyeceğini, tedavi sürecinin uzun süreceğini" ifade ederek tedavi devam ederken boşanma davası açması.
Erkek eşin kusurlu davranışları: Erkeğin tedaviye yönelik üzerine düşen çabayı ilerleyen süreçte sarf etmesi, ameliyatı kabul etmemesi, tedavi ilaçlarını kullanmak istememesi.
Önemli tespit – Yatak odası sırrı meselesi: İlk derece mahkemesi, kadın eşin üçüncü kişilere çocuk sahibi olamadıklarını ve erkeğin tıbbi durumunu anlatmasını "yatak odası sırlarını paylaşma" olarak değerlendirmiştir. Ancak Yargıtay 2. Hukuk Dairesi ve Hukuk Genel Kurulu bu tespiti isabetsiz bulmuştur. Kararda şu gerekçeye yer verilmiştir:
"Eşlerin çocuk sahibi olamamaları nedeni ile davalı erkeğin tedavi görmesi gerektiğine ilişkin bilgi, cinsel hayatın anlatılması anlamına gelemeyeceği gibi kadının sağlık çalışanı olan arkadaşları tarafından doktor araştırılması aşamasında zaten bilinen bir gerçek olup, sır niteliği taşıdığından da bahsedilemez."
Sonuç: Hukuk Genel Kurulu, tarafların eşit kusurlu olduğuna karar vermiş ve eşit kusurlu eş yararına maddi ve manevi tazminata hükmedilemeyeceğini belirterek erkek lehine verilen tazminat kararını bozmuştur.
2. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu - Doğurgan Olmama ve Kısırlık
"Kadının doğurgan olmaması başlı başına bir boşanma sebebi olarak kabul edilemez. Eşlerden birinin kendi iradesi dışında maruz kaldığı bir rahatsızlık sebebiyle ya hiç, ya da sağlıklı çocuklara sahip olmaması bir çeşit semavi afettir. Eşlerin birlikte göğüslemeleri gereken böyle bir durumda sağlıklı eşin boşanmayı istemesi meşru, haklı, adil ve iyiniyetli bir düşünce olarak kabul edilemez."
Bu karar, kısırlığın tek başına boşanma sebebi olmadığını ortaya koyan temel içtihat olma özelliğini korumaktadır.
3. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi - Kısırlık
"Taraflardan birinin çocuğunun olmaması boşanma nedeni olamaz."
Bu karar ile kısırlığın tek başına boşanma sebebi olmadığı bir kez daha teyit edilmiştir.
4. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi – Tüp Bebek Tedavisini Reddetme
"Doğal yollardan çocuk sahibi olunamaması nedeniyle tüp bebek tedavisini reddetmesi, taraflar açısından ortak hayatı temelinden sarsacak derecede ve birliğin devamına imkan veremeyecek derecede bir geçimsizlik kabul edilmekte olup nihayetinde boşanma sebebi olarak sayılabilmektedir."
Bu karar, tedaviyi reddetmenin boşanma sebebi teşkil edebileceğini açıkça ortaya koymaktadır.
5. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi – Çocuk Sahibi Olmayı İstememe
"Davalı-karşı davacı kadının da çocuk sahibi olmayı istemediği, eşi için 'adam değil' dediği ve eşinin ailesine ilgi göstermediği anlaşılmaktadır. Gerçekleşen bu duruma göre, davacı-karşı davalı erkek de dava açmakta haklıdır."
Bu karar ile çocuk sahibi olmayı istememek de boşanma davasında kusur olarak değerlendirilmiştir.
6. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi – Kısır Eşin Tedavisine Destek Vermeme
Yargıtay, kısır olan eşin tedavisine destek vermemeyi, tüp bebek tedavisine katılmamayı ve tedavi masraflarını karşılamamayı evliliğin eşlere yüklediği ödevlerin ihlali olarak değerlendirmektedir. Bu durumda tedaviye destek vermeyen eş kusurlu kabul edilmekte ve buna göre tazminat ve nafaka talepleri belirlenmektedir.
Kısırlık Nedeniyle Boşanma Davasında Süreç
Dava Açma Şartları
Kısırlık nedeniyle boşanma davası, TMK m. 166/1 hükmünde düzenlenen evlilik birliğinin temelinden sarsılması genel boşanma sebebine dayanılarak açılır. Davacının, evlilik birliğinin ortak hayatı sürdürmesinin kendisinden beklenmeyecek derecede temelinden sarsıldığını ve bu sarsılmanın karşı tarafın kusurlu davranışları sonucu gerçekleştiğini ispatlaması gerekmektedir.
İspat Yükümlülüğü ve Deliller
Kısırlık nedeniyle boşanma davalarında ispat yükü davacıya düşmektedir. Bu davalarda kullanılabilecek başlıca deliller şunlardır:
• Tıbbi raporlar ve doktor belgeleri (kısırlık teşhisi, tedavi süreci)
• Tanık beyanları (aile üyeleri, arkadaşlar, sağlık çalışanları)
• Mesaj ve yazışma kayıtları (tedaviyi reddetmeye ilişkin yazışmalar)
• Hastane kayıtları ve tedavi belgeleri
• Bilirkişi raporu (tıbbi durum ve tedavi olanaklarının değerlendirilmesi)
Görevli ve Yetkili Mahkeme
Kısırlık nedeniyle boşanma davalarında görevli mahkeme Aile Mahkemesidir. Yetkili mahkeme ise TMK m. 168'e göre eşlerden birinin yerleşim yeri veya davadan önce son defa altı aydan beri birlikte oturdukları yer mahkemesidir.
Sonuç
Kısırlık nedeniyle boşanma, Türk hukukunda hassas bir denge içeren önemli bir konudur. Kısırlık tek başına boşanma sebebi olmamakla birlikte, çocuk sahibi olamama durumunun evlilik birliğini temelinden sarsması halinde boşanmaya karar verilebilir. Bu davalarda kusur değerlendirmesi kritik öneme sahiptir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu – E. 2023/949, K. 2025/394 (25.06.2025) tarihli kararı ile kısırlık nedeniyle boşanma davalarındaki güncel içtihat netleşmiştir. Kısır eşe hakaret edilmesi, tedavi sürecinin beklenmemesi, ailenin müdahalesi gibi hususlar sağlıklı eşin kusuru olarak değerlendirilirken; tedaviyi reddetme, ilaçları kullanmama ve tedaviye yönelik çaba göstermeme kısır eşin kusuru olarak kabul edilmektedir.
Bu konuda uzman bir aile hukuku avukatından hukuki destek almak, haklarınızın tam olarak korunması ve dava sürecinin doğru yönetilmesi açısından büyük önem taşımaktadır. Kısırlık veya çocuk sahibi olmak istememe nedeniyle boşanma davası sürecinizde profesyonel hukuki danışmanlık için bizimle iletişime geçebilirsiniz.
Sık Sorulan Sorular
Bu konu hakkında merak edilenler
1 Kısırlık boşanma sebebi midir?
Avukat Esra Ateş
Kısırlık tek başına boşanma sebebi değildir. Ancak kısırlığın evlilik birliğini temelinden sarsması halinde, evlilik birliğinin temelinden sarsılması genel boşanma sebebine dayanılarak boşanma davası açılabilir. Yargıtay, kısırlığı tek başına boşanma sebebi olarak kabul etmemektedir.
2 Çocuk istememek boşanmada kusur mudur?
Avukat Esra Ateş
Çocuk sahibi olmayı istememe, makul bir sebebi bulunmaması halinde evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına yol açan bir kusurlu davranış olarak değerlendirilebilir. Tıbbi bir neden olmaksızın ısrarla çocuk sahibi olmak istememek, diğer eş bakımından boşanma sebebi oluşturabilir.
3 Tüp bebek tedavisini reddetmek boşanma sebebi midir?
Avukat Esra Ateş
Evet. Yargıtay kararlarına göre, doğal yollardan çocuk sahibi olunamaması nedeniyle tüp bebek tedavisini reddetmek boşanma sebebi olarak kabul edilebilir. Tedaviyi reddeden veya tedaviye destek vermeyen eş kusurlu sayılmaktadır.
4 Kısırlık nedeniyle boşanmada tazminat alınabilir mi?
Avukat Esra Ateş
Kısırlık nedeniyle boşanma davasında, az kusurlu veya kusursuz olan eş lehine maddi ve manevi tazminata hükmedilebilir. Ancak eşit kusur halinde hiçbir taraf lehine tazminat kararı verilemez. Yargıtay Yargıtay Hukuk Genel Kurulu – E. 2023/949, K. 2025/394 (25.06.2025) tarihli güncel kararında bu husus açıkça belirlenmiştir.
5 Eşin habersiz kürtaj olması boşanma sebebi midir?
Avukat Esra Ateş
Evet. Diğer eşin rızası ve açık izni olmaksızın kürtaj olan eş kusurlu kabul edilir. 10 haftadan fazla olan bebeğin kürtajı ayrıca TCK m. 99 ve 100 uyarınca cezai yaptırım gerektirmektedir.
6 Kısırlığı gizleyerek evlenmek kusur mudur?
Avukat Esra Ateş
Evet. Kısır olduğunu bilerek gizleyen ve bu şekilde evlenen eş, TMK m. 2'deki dürüstlük kuralına aykırı davranmış olur. Bu durum boşanma davasında kusur olarak değerlendirilebilir.
7 Kısır eşe hakaret etmek kusur mudur?
Avukat Esra Ateş
Evet. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu – E. 2023/949, K. 2025/394 (25.06.2025) tarihli kararında, kadın eşin ailesi tarafından erkek eşe "sen kısırsın, senin çocuğun olmuyor" şeklinde hakaret edilmesini açıkça kusurlu bir davranış olarak kabul etmiştir. Kısırlık bir hastalık olup, bu nedenle eşe yönelik hakaret ve aşağılama kişilik haklarına saldırı niteliğindedir.
8 Tedavi sürecinde boşanma davası açmak kusur mudur?
Avukat Esra Ateş
Yargıtay'ın güncel kararlarına göre, kısır eşin tedavi süreci devam ederken sabırsızlıkla boşanma davası açmak kusurlu bir davranış olarak değerlendirilebilir. Tedavi sürecinin makul bir süre beklenmesi evlilik birliğinin gereğidir.
Detaylı bilgi için bizimle iletişime geçin .
Yorumlar (0)
İsim
Onay BekliyorAz önce
Yorum metni
Bu yorum sadece size görünüyor. Onaylandıktan sonra herkese açık olacaktır.
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun!